Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/2188 E. 2023/18340 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2188
Karar No
2023/18340
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası (2 kez) ve 62 nci maddeleri (2 kez) gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün ve 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/107 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 gün ve 2023/16384 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8/1 nci maddesinde, ''Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.'' şeklinde yer alan hüküm gözetildiğinde, 1412 sayılı Kanun'un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 nci maddesinde yer alan "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca resen tetkik olunur. 1. (Değişik: 18.11.1992 - 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18.11.1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..." şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20.07.2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte 20.07.2016 tarihi itibariyle artık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) istinaf başlıklı 272 inci maddesinin yürürlük kazanması ile birlikte anılan maddenin ilk halinde 1412 sayılı Kanun'daki gibi kesin olan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması sebebiyle kesin nitelikteki adli para cezaları tekerrüre esas oluşturabiliyorken, 5271 sayılı Kanun'nun 272 inci maddesinde yer alan "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince resen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31.03.2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." şeklindeki düzenlemenin son fıkrasına 14.04.2020 tarihinde 7242 sayılı Kanun'un 17 inci maddesiyle yapılan değişiklilikle eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" şeklindeki cümle gereğince, kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağının anlaşıldığı nazara alındığında, Somut olayda, tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/356 Karar sayılı kararıyla verilen 1.000,00 TL adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2020 tarihli ve 2019/13-123 Esas, 2020/334 Karar sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkûmiyet hükmünün, 5271 sayılı Kanun'nun 272 inci maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki cümle gereğince, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilamın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır." hükmüne yer verildiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 23 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde “Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Yasa'nın 26 ncı maddesi ile de 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya “Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.” şeklinde geçici ikinci madde eklenmiştir. 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanun ile sair Kanunlar'da kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz."; aynı Kanun maddesinin son fıkrasında ise, "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343 üncü madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." hükümleri yer almaktadır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır." hükmüne yer verildiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 23 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde “Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı.” şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Yasa'nın 26 ncı maddesi ile de 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya “Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.” şeklinde geçici ikinci madde eklenmiştir. 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz.”; aynı Kanun maddesinin son fıkrasında ise, "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." hükümleri yer almaktadır. İncelenen somut olayda; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/107 Esas, 2021/244 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûmiyetine, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/35 Esas, 2018/356 Karar sayılı ilâmı hükmü nedeniyle tayin olunan cezaların 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş, hükümler kanun yoluna konu edilmeksizin kesinleşmiştir. Sanığın tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/35 Esas, 2018/356 Karar sayılı ilâmı ile doğrudan verilen 1.000,00 TL adli para cezasının verildiği tarihte miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu bu sebeple tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden cezaların 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve2020/107 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Kararlardaki hukuka aykırılığın aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hükümlerden “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” ilişkin kısmın ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/2188, K. 2023/18340, T. 15.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-2188-e-2023-18340-k-1225cce42059