Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14637 E. 2022/25869 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14637
Karar No
2022/25869
Karar Tarihi

KARAR Hakaret suçundan sanık ...’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/3-a, 125/4 ve 62. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2016/176 esas, 2016/644 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre; Dosya kapsamına göre, 1-Suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği 22/06/2010 tarihi itibariyle 12-15 yaş aralığında olduğu ve hakkında 23/02/2016 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 4 yıllık olağan zamanaşımını süresinin iddianame tanzim tarihine kadar dolduğu gözetilmeksizin, zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmesinde; Kabule göre de, 2-Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup, 15 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirebilme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor, ayrıca sosyal inceleme raporu da alınmadan 5237 sayılı Kanun'un 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesine aykırı davranılması suretiyle karar verilmesinde, 3-Suça sürüklenen çocuk kayden 20/02/1997 doğumlu olup, suç tarihinin ise 22/06/2010 olduğu ve suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurup, henüz 15 yaşını doldurmamış olduğundan hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi gereğince indirim uygulanmayarak karar verilmesinde, 4-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen çocuk açısından denetim süresinin 3 yıl olması gerektiği gözetilmeden, 5 yıl denetim süresi belirlenmesinde; İsabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinde, “1- Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” 2-Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.“ hükümlerine yer verildiği, Aynı Kanun'un 67. maddesinde ise: (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” hükmü yer almaktadır. İncelenen dosyada; Suça sürüklenen çocuk ...'ün, suç tarihi olan 22/06/2010 tarihinde, 12-15 yaş aralığında bulunduğu, hakkında hakaret suçundan, TCK’nın 125/1, 125/3-a, 125/4. ve 62. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve bu kararın 18/06/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin iddianame tanzim tarihine kadar dolduğu gözetilmeksizin, zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle TCK’nın 66/1-e, 66/2. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki zamanaşımına ilişkin düşünce yerinde görüldüğünden, 1-Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2016/176 esas, 2016/644 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, CMK'nın 309. maddesinin 4-d fıkrası uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektiğinden; suça sürüklenen çocuk ... hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK'nın 66/1-e, 66/2. ve CMK'nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, 3- Kabule göre, diğer kanun yararına bozma istemlerinin, bozma kararının niteliğine göre incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/14637, K. 2022/25869, T. 21.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-14637-e-2022-25869-k-c53bac1c0710