Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14029 E. 2023/21746 K. – İmar Kirliliğin
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14029
- Karar No
- 2023/21746
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/310 E., 2022/129 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması
Yerel Mahkemenin ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemece sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının sanıklar müdafileri ile şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 10.02.2021 tarihli ve 2020/7267 Esas, 2021/4363 Karar sayılı kararı ile, şikayetçi ...'nın suçtan doğrudan zarar görmemesi ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmaması nedeniyle temyiz istemi reddedilmiş, sanıklar müdafilerinin temyizi yönünden ise hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na (3194 sayılı Kanun) eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Yerel Mahkemece sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir. 4. Yerel Mahkemece 25.04.2022 tarihli ek karar ile şikayetçi vekilinin temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun'un 276 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikâyetçi vekilinin temyiz isteği, bozma öncesinde verilen kararda katılma taleplerinin kabul edildiği, Yargıtay tarafından katılan sıfatlarının kaldırılmadığı, yalnızca şikâyetçinin suçtan zarar görmediği yönünde görüş bildirildiği, ancak yapılan inşaatlar neticesinde şikâyetçinin maddi, ticari ve manevi olarak telafisi mümkün olmayan zararlara uğratıldığı, bu sebeple temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılmasını talep ettiklerine vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama konusu suç yönünden şikâyetçi ...'nın suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın resen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun'un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, temyiz isteminin reddinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. 2. Temyiz isteminin reddine ilişkin kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, temyiz isteminin reddinin dayanağını oluşturan uygulama maddesinin "1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi" yerine 5271 sayılı Kanun'un 276 ıncı maddesinin birinci fıkrası" olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin ek kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükümden "5271 sayılı CMK'nın 276/1 maddesi" ibaresinin çıkartılıp yerine "1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinin birinci fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle ek kararın, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.