Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/25295 E. 2024/3658 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25295
- Karar No
- 2024/3658
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/72 E., 2016/307 K. SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında; 1.Katılanlar L.Y. ile H.Y.'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca iki kez 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 2.Katılanlar L.Y. ile H.Y.'ye yönelik cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca iki kez 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3.Katılan L.Y.'ye yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 4. Tüm suçlar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; telefonunun gasp edildiğine, tarafına verilen cezanın bozulması gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın suç tarihinde katılan L.Y.'nin kullandığı telefon hattını birden fazla aradığı, hakaret ve cinsel taciz içerikli mesajlar gönderdiği, sanığın telefonla konuşurken katılan L.Y.'nin eşi olan katılan H.Y.'ye hitaben hakaret ve cinsel taciz içerikli beyanlarda bulunduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanık savunması, katılanların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir. 3.İletişimin tespiti kayıtları, mesaj tespit tutanağı ve sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanığın cinsel taciz eylemini elektronik haberleşme aracının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirmiş olması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen “basit yargılama usulü” uygulanamayacağından tebliğnamedeki bu hususa yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret ve cinsel taciz suçlarından bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Katılan L.Y.'ye Yönelik Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma, Hakaret, Cinsel Taciz ve Katılan H.Y.'ye Yönelik Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1.Katılanların aşamalardaki oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu beyanları, iletişimin tespiti kayıtları, mesaj tespit tutanağı, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eylemlerinin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Sanığa yükletilen katılan L.Y.'ye yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, cinsel taciz ve katılan H.Y.'ye yönelik hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Sanığın, katılana yönelik cinsel taciz eylemini cep telefonuyla gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Katılan H.Y.'ye Yönelik Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin 3, 4 ve 6 ncı fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225 inci maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2012 gün 4/570-51 sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu sebeple, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesinin o olay hakkında dava açıldığını göstermeyecek, dava konusu yapılacak eylemin iddianamede bağımsız olarak anlatılması ve sevk maddesinin belirtilmesi gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında, iddianame içeriğine göre sanık hakkında katılan H.Y.'ye telefonla araması üzerine "eşini sinkaf edeceğim, karını bana gönder" şeklinde telefonda hakaret ettiğinden bahisle dava açıldığı, bu suretle iddianame içeriği dikkate alındığında sanık hakkında katılan H.Y.'ye yönelik cinsel taciz suçundan açılmış bir kamu davası bulunmamasına karşın, iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı da dikkate alınmayarak, sanığın dava açılmayan eylemden mahkûmiyetine karar verilerek, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Katılan L.Y.'ye Yönelik Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma, Hakaret, Cinsel Taciz ve Katılan H.Y.'ye Yönelik Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Katılan H.Y.'ye Yönelik Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.