Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/24612 E. 2021/19657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24612
- Karar No
- 2021/19657
- Karar Tarihi
KARAR Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 21/03/2013 tarih ve 2012/699 esas, 2013/283 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 04/04/2016 gün ve 2015/22885 esas, 2016/6598 sayılı kararıyla; “Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 1- Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Suçun birden fazla görevliye yönelik işlendiği anlaşılmasına rağmen, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; A- Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamına konu suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, B- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, TCK'nın 53/1-b maddesi ile 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a- Kapalı ceza infaz kurumu bünyesindeki açık görüş mahallinin, aleni yerlerden olmadığı gözetilmeden, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması, b- Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamına konu suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, c- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA,”" şeklinde karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2021 gün ve 2021/33265 sayılı yazısında özetle; "Sanık ...’in Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamasında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verildiği 21/03/2013 tarihli son oturumda, sanığın aynı yargı çevresinde Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu, sanığın duruşmadan vareste tutulma isteminin de bulunmadığı da gözetilerek duruşmaya getirtilmeden savunma hakkı ihlal edilerek CMK'nın 196/2 maddesine aykırı hareket edilmesi nedeniyle, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 04/04/2016 tarih ve 2015/22885 esas, 2016/6598 karar sayılı düzeltilerek onama kararına itiraz edilmiş, itirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine itirazen arz ve talep olunur." şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/03/2013 tarih ve 2012/699 esas, 2013/283 karar sayılı ilamı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 04/04/2016 gün ve 2015/22885 esas, 2016/6598 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkindir. III- DEĞERLENDİRME Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın söz konusu itirazı üzerine yapılan incelemede, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/699 esas sayılı dosyası kapsamında sanık ... hakkında yapılan yargılamanın 13/12/2012 tarihli 3. duruşmasında sanığın başka suçtan hükümlü olduğu belirtilerek duruşmada hazır edildiği ve mahkeme tarafından ara karar ile sanığın 21/03/2013 tarihli bir sonraki duruşmaya hazır edilmesi için ilgili cezaevi müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verildiği, yazılan yazı üzerine cezaevi tarafından sanığın aynı yargı çevresindeki başka bir cezaevine sevk edildiğinin belirtilmesi üzerine mahkeme tarafından sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın ''sanığın duruşmadan bağışık tutulması'' başlıklı 196. maddesi uyarınca; Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanıktarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizcede benimsenen 03/04/2018 tarih, 2014/851 esas ve 2018/144 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay hakkında yapılan değerlendirmede, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan yargılandığı Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/699 esas, 2013/283 karar sayılı dosyası kapsamında, karar tarihinde aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verilmeksizin kısa kararın okunduğu duruşmaya getirtilmeyerek hakkında mahkumiyet hükmü kurulması 5271 sayılı CMK’nun 196.maddesine aykırı olduğundan, sanığın savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği karar düzeltme yazısındaki düşünce yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 21/03/2013 gün ve 2012/699 esas, 2013/283 karar sayılı ilamın, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden yeniden incelenmesi sonucu; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen 04/04/2016 gün ve 2015/22285 esas, 2016/6598 sayılı kararının itiraz nedeniyle sınırlı olarak KALDIRILMASINA, Başka suçtan Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi bulunmayan sanık ...'in kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı ve itiraz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.