Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/23672 E. 2024/522 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23672
- Karar No
- 2024/522
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/433 E., 2016/83 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının Kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmolunan cezaların aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin özetle; hakkında usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiği polis memurlarının kendisine karşı eylemlerinin dikkate alınmadığı bu nedenlerle hakkında verilen hükümlerin bozularak beraatine karar verilmesine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, olay günü karıştığı bir kavga nedeni ile olay yerine gelen polis memurlarına hakaret ettiği, direnme kapsamında tehdit ettiği, katılan S.B.'yi yaraladığı, eylemlerine gözaltına alınmak için karakola getirildiğinde de devam ettiğinden bahisle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın olaya müdahale etmek isteyen polis memurlarından katılan S.B'yi darp ettiği, adli muayene raporunun katılan anlatımına uygun olduğu, ifadesi alınması için karakola götürülen sanığın görevli polis memurlarına tehdit içerikli sözler söylediği, aynı zamanda gözaltında iken polis memurlarına hakarette bulunduğu, cd inceleme ve çözümleme tutanağında sanığın gözaltına alındığında sarf ettiği bu hakaret ve tehdit içerikli sözlerin tespit edildiği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE Tüm dosya kapsamı, katılanların ve mağdurların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ve bu anlatımı destekler tanık beyanları, olay tutanağı, cd çözümleme tutanağı karşısında suçların sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinin yerinde olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Eleştiri dışında cezaların Kanuni bağlamda uygulandığı Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.