Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/20435 E. 2024/181 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20435
Karar No
2024/181
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/108 E., 2016/334 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, 1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimlerine göre çektirilmesine, 2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçları işlemediğine, verilen hükümlerin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, olayı lokantada gören tarafsız tanıkların dinlenilmeden olayda taraf olan polis memurları dinlenilerek karar verildiğine, tek bir olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın trafikte alkollü bir şekilde traktör kullandığının görülmesi üzerine katılan polis memurlarınca durdurulmak istenilmesi üzerine kaçtığı, yapılan takip sonucu yakalandığı, hakkında alkol testi için işlem yapılacağında "Kimliğim üzerimde yok, olsa da vermem", "Ben terörist miyim gidin erkekseniz bu hareketleri başkasına yapın, bunu hesabını hepinize soracağım." diyerek tehdit ettiği ve polis merkezinde ifadesinin alınma aşamasında ise katılan ... A.'ya vurmaya çalışması ve alınan kan örneği sonucunda 2.60 mg/dL promil alkollü olduğunun anlaşılması nedeniyle sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından açılan davada, sanığın 2.60 promil alkollü olduğunu gösteren Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 20.01.2016 tarihli rapor, katılanların aşamalardaki beyanları ile tanık A.G.'nin beyanlarına göre sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. 3. Katılanların aşamalardaki beyanları uyumludur. 4. 02.01.2016 tarihli olay tutanağı, tanık A.G.'nin beyanları ile Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 20.01.2016 tarihli rapor örneği dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin 1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Tüm dosya kapsamına, 02.01.2016 tarihli olay tutanağına, katılanların aşamalardaki beyanları ile tanık A.G.'nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair, tekerrüre esas engel mahkûmiyetinin bulunması ve sanığın suç işleme eğilimi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması ile hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, olay tutanağına, sanık hakkında alınan 20.01.2016 tarihli adli tıp raporuna ve tanık A.G.'nin beyanlarına göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendildiğinde Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-3) bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, Karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20435, K. 2024/181, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-20435-e-2024-181-k-d99ad0dc26c9