Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/19998 E. 2024/6 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19998
Karar No
2024/6
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/324 E., 2016/357 K. SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesi, adı geçen Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve adı geçen Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca suçta kullanılan gaz tabancası ve şarjörünün müsaderesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın yeniden incelenmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın katılan ... T.'nin kızı olan katılan ... T. ile bir süre arkadaşlık yaptığı, katılan ... T.'nin ailesinin bu ilişkiyi onaylamaması nedeniyle sanık ile arkadaşlığını bitirdiği, buna rağmen sanığın pek çok kez katılan ile görüşmek istediğini söyleyerek katılanı takip edip katılanlara mesajlar atmaya başladığı, bu mesajlarda "Senin kızın kız değil usta, sok teste yalancı çıkarsam al yap bana istediğini, şimdi nöbette kalacağım deyip sevgilisiyle evde kalmış." şeklinde ifadelerde bulunduğu, katılan ... T.'ye gönderdiği mesajda ise "Senin ruhunu s....m." diye hakaret ettiği ve kişilerin huzur ve sükununu bozduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamına göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Katılan ...nin iddiası, sanığın kullandığını beyan ettiği telefon hattından katılana gönderdiği tespit edilen mesaja ilişkin ekran görüntüsü karşısında, sanığın katılan ... T.'ye sinkaflı hakarette bulunduğundan bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yönünden 1.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, sanığın katılan ... T.'ye gaz tabancası vermesi biçimindeki eyleminin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurunu oluşturmayacağı, sanığın katılan ... T.'yi takip ettiğine, katılan ... T.'ye çok sayıda mesaj göndermek suretiyle huzur ve sükunlarını bozduğuna ilişkin katılanların beyanları dışında mahkumiyete esas kabul edilen delillerin nelerden ibaret olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiği, sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma özel kastı olarak kabul edildiğinin yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür. 2. Kabule göre de, a.Tehdit suçundan beraat kararı verilmesi, gaz tabancası ve şarjörünün kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda kullanılmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin uygulanma koşulları oluşmamasına rağmen müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. b. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A) bendinin ikinci maddesinde ve (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19998, K. 2024/6, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-19998-e-2024-6-k-e7c09003430b