Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18574 E. 2023/26354 K.
Konu: Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18574
- Karar No
- 2023/26354
- Karar Tarihi
- Konu
- Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/38 E., 2016/10 K. SUÇ : Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile, 1. Sanık ...'nın sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 118 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2. Sanık ...'nun sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 118 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 4 kez 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, işyerinin özelliği gereği işçi işveren ilişki olmadığına, tehdit içeren sözlerin söylendiğine yönelik delil olmadığına ve şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'nun katılanların işçi olarak çalıştığı ... Süt Kooperatifinde müdür olarak görev yaptığı, katılanların ... Sendikasına üye oldukları, sanığın katılanların üye oldukları sendikadan çıkmalarını sağlamak amacıyla, suç tarihi öncesinde değişik günlerde baskı yaptığı, sendika üyeliğinden istifa etmedikleri takdirde işten çıkarılacaklarını onlara söylediği, ayrıca katılanların çalıştığı bölümleri sık sık değiştirip aleyhlerine tutanaklar düzenledikleri, buna rağmen katılanların sendika üyeliklerinden çıkmadıkları ancak baskılar nedeniyle katılan ... A., ... Ç. ve ... A.'nın işten ayrılmak zorunda kaldığı, ... K.'nin ise işten çıkarıldığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümlere ilişkin olarak, sanık savunması, katılan anlatımları, tanık İ.A.'nın anlatımları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yazı cevapları, ... Sendikası üye kayıt bilgileri, Tonya Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.08.2015 tarihli 2015/23 Esas 2015/36 Karar sayılı kararı karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiş; 1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşması sebebiyle hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2008/2-149-2008/163 sayılı kararında belirttiği; “Öncelikle lehe olduğundan kuşku duyulmayan ve diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce Yargıç tarafından isteme bağlı olmaksızın değerlendirilmesi zorunluluğu bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun saptanmasında zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki kararı karşısında, “hükmedilen kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilmiş olduğundan; 5271 sayılı Kanun'un 231/7 nci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğinden yasal zorunluluk gereği” biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.03.2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.