Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/16822 E. 2023/24503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16822
- Karar No
- 2023/24503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/529 E., 2015/561 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanık hakkında katılana yönelik tehdit suçundan verilen beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan sanık temyizinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında; 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, 2.Hakaret suçundan suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin ikinci fıkrasını delaletiyle birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; verilen kararın kanuna aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın boşanma sürecinde olduğu katılana mesaj göndererek ve arayarak hakaret ve tehditte bulunduğu iddiasıyla kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı tehdit suçu yönünden suçun unsurları oluşmadığından beraatine; 13.09.2015 tarihinde katılana gönderdiği "Her şeyden yoksundan namus beklemenin en büyük namussuzluk olduğunu gördüm" şeklindeki mesajla üzerine atılı hakaret suçu işlediği sübut bulduğundan mahkûmiyet kararı verildiği belirlenmiştir. 2. Sanık savunması, katılan beyanı tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir. 3.Mesaj döküm tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Sanığın hakkında verilen beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyizinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddeleri uyarınca, sanıığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetindeki 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkûmiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve bu doğrultuda seçimlik ceza öngören hakaret suçunda temel ceza olarak hapis ya da adli para cezasından hangisinin tercih edildiğinin denetime olanak verecek biçimde yeniden belirlenmesinin gerekmesi, 2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.