Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/16276 E. 2023/25132 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16276
Karar No
2023/25132
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/80 E., 2016/210 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında; hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık dosyasına sunduğu dilekçesi ile kararı temyiz etmek istediğini belirtmiştir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; dosyada sanığın cezalandırılabilmesi için yeterli delilin mevcut olmadığına, sadece şikâyetçinin soyut beyanına dayanılarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık savunması, şikâyetçi ve tanık beyanları, 25.07.2015 tarihli sanık ile görüşmeye ilişkin rapor tutanağı ile dosyada mevcut tüm belge ile tutanaklar birlikte değerlendirilerek; sanığın, tanık B.B. ile arasında alacak borç meselesinden kaynaklı uyuşmazlık bulunduğu, sanığın hakkında şikâyet olup olmadığını öğrenmek maksadıyla şikâyetçinin büro amiri olarak görev yaptığı Emniyet Müdürlüğü'ne gittiği, burada şikâyetçi ve diğer polis memuru olan tanığın da bulunduğu odada hakkındaki soruşturma ile ilgili ifade vermesi gerekip gerekmediği hususunda konuştukları sırada bu soruşturmada görev aldığını bildiği şikâyetçiyi de kastederek "Cumhuriyet Savcısı ile polisler de bu kumpasın içerisinde, Organizeden A. ...'in B.B.'dan rüşvet aldığını öğrendim, hatta ...ın elinde senin rüşvet aldığını (mobilya ve para) gösteren görüntüler var bunları ...'dan duydum, ben suç duyurusunda bulunmayacağım, sadece size yardımcı olmaya çalışıyorum, ... sizi kullanıyor, kendinizi kullandırmayın, B.B. sizin onun adamı olduğunuzu söylüyor, tek isteğim bu adamın sizi kullanmasına izin vermeyin" şeklinde sözler söylediği, şikâyetçinin ''Eğer böyle bir durum varsa hakkımda suç duyurusunda bulun'' demesi üzerine sanığın ''Ben suç duyurusunda bulunmayacağım, sadece size yardımcı olmaya çalışıyorum, B.B. sizi kullanıyor, kendinizi kullandırmayın, B.B., Cumhuriyet savcısı ve sizin onun adamı olduğunu söylüyor, ben bu olaya tanıklık edebilirim, tek isteğim bu adamın sizi kullanmasına izin vermeyin" diyerek hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümden sonra 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkmenin kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/16276, K. 2023/25132, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-16276-e-2023-25132-k-0d9a6ef94ad4