Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/15126 E. 2024/278 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15126
- Karar No
- 2024/278
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/296 E., 2016/92 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/296 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 11 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Denetimli serbestlik yükümlüsü olan sanık ile belediyede memur olarak çalışan katılan arasında imza hususunda çıkan tartışmada sanığın, katılana sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, aynı gün belediye önünde konuştukları sırada sanığın katılana kafa atıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve sinkaflı sözlerle küfür ettiği, sanık savunması, katılan beyanı, tanıklar H. A. ve Y. K.'nın anlatımları, 15.06.2015 tarihli olay ve yakalama tutanağı, aynı tarihli katılana ait adli muayene rapor içeriği, 17.06.2015 tarihli kamera kaydı izleme ve çözümleme tutanağı, Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 09.02.2016 tarihli katılanda meydana gelen yaralanmanın sabit iz niteliğinde olmadığına dair rapor ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Sanık savunması, katılanın beyanı, tanıklar H. A. ve Y. K.'nın anlatımları, 15.06.2015 tarihli olay ve yakalama tutanağı, 15.06.2015, 30.06.2015 ve 09.02.2016 tarihli rapor içerikleri, 17.06.2015 tarihli kamera kaydı izleme ve çözümleme tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen kasten yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Eylemlerini kamu görevlisi olan katılana karşı görevi nedeniyle gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında, hakaret suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile kasten yaralama suçu yönünden aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.