Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10528 E. 2024/322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10528
- Karar No
- 2024/322
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/371 E., 2015/308 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2013/371 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafii Av. ...'nin Temyiz Sebebi Süre tutum dilekçesinde usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilen karara karşı gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
B. Sanık Müdafii Av. ...'in Temyiz Sebebi Tüm dosya kapsamı incelendiğinde mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunun anlaşıldığı, rızayla girilen ilişki neticesinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun oluşabileceği, mağdurenin gerçek yaşı hususunda şüphe bulunduğu için bu hususta Mahkemece gerekli araştırma yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Kayden 01.01.1998 doğumlu mağdure hakkında Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesince düzenlenen 15.12.2011 günlü raporda yer alan "Pyle yöntemine göre 15 yaş ile uyumludur” şeklindeki ifadenin içerik itibarıyla yetersiz olduğu anlaşıldığından, suç vasfına etkisi bakımından öncelikle mernis doğum tutanağının getirtilip resmî bir kurumda doğup doğmadığı araştırılarak, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olmak üzere dava dosyasının mevcut rapora esas kemik grafileriyle birlikte içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kuruluna gönderilerek suç tarihindeki gerçek yaşıyla ilgili rapor aldırılıp, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alındıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Suç tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukla ilgili Şanlıurfa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.11.2013 tarihli raporunda hafif - orta derecede mental retarde olduğu, Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 04.03.2015 tarihli raporda ise suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı ancak içinde bulunduğu gelişme dönemi (Ergenlik) itibariyle davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam gelişmediği belirtilmesine rağmen Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 18.11.2014 günlü tek hekimli raporunda suça sürüklenen çocuğun atılı suçla ilgili fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirilmesi karşısında, anılan raporlar arasındaki çelişki gözetilerek suça sürüklenen çocuğun dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesine sevk edilip, buradan ön raporu aldırıldıktan sonra 4. İhtisas Kurulundan olay tarihinde üzerine atılı suçla ilgili fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, işlediği fiillerin farik ve mümeyyizi olup olmadığı hususlarında rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2013/371 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.
...