Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/13475 E. 2023/21382 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13475
Karar No
2023/21382
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/29 E., 2016/74 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, bulunduğu kafede kendisine servis yapılmayan sanığın, uğradığı ayrımcılık ve haksızlığın etkisiyle polisten yardım istediği, polis ekibinin gelmesini beklerken kafe çalışanları ile yaşadığı tartışma neticesinde darp edildiği, darp edilmenin meydana getirdiği haksız tahrik etkisinde hareket eden sanığın kastının hakaret etmek olmadığı, yaşadığı kavganın şoku ve yaralanmış olmasından doğan üzüntü halinin mazur görülebilecek heyecan ve korkunun eseri olduğunun kabul edilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Sanığın olay günü, 155 ihbar hattını arayarak bir iş yerinde kendisine servis yapılmadığını beyan ederek müracaatçı olduğu, 155 operatörü olan mağdur polis memurunun yapılan müracaatın polis ile bir ilgisi olmadığını anlattığı telefonu kapattığı, ancak alkollü olan sanığın bir süre sonra tekrar 155 ihbar hattını arayarak çağırdığı ekibin gelmemesi sebebiyle mağdurla tartışmaya başladığı ve yerine getirdiği kamu görevine istinaden "Lan şerefsiz, sen kimsin, salak." sözleriyle hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Suça konu 155 ihbar hattı görüşme kayıtları, mağdur beyanı ve ikrara yönelik sanık savunması çerçevesinde atılı suçun sübut bulduğuna yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanığın olay anında bulunduğu işletmedeki hizmet talebinin reddedilmesinin emniyet birimlerinin görev kapsamı içerisinde bulunmadığı, 155 ihbar hattı görüşme kayıtlarının incelenmesinde sanığın olay yerinde kendisine yönelik bir tehditten veya darp ihtimalinden bahsetmediği, ayrıca sanıkla üçüncü kişiler arasında gerçekleştiği iddia edilen kasten yaralama vakasında mağdurun bir dahli bulunmadığından mağdurdan kaynaklı bir haksız hareketten bahsedilemeyeceği, nitekim kavga olayının neticesinde meydana gelen korku, kaygı ve paniğin sanığın ceza sorumluluğuna bir etkisi olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. B. Sair Sebepler Yönünden 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13475, K. 2023/21382, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-13475-e-2023-21382-k-02c2636cda56