Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/13298 E. 2023/21729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13298
Karar No
2023/21729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/599 E., 2016/134 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında; 1.Şikâyetçi M.I'ya yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Şikâyetçiler M.I. ve B.E.'ye yönelik hakaret suçundan,5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3.Şikâyetçi M.I. ve B.E.'ye yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, neticeten iki kez 600,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu inkar ettiği, olayın görgü tanığının bulunmadığı, şikâyetçilerin soyut iddiaları dışında sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine dair mahkûmiyetine yeter derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilememesine rağmen sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verildiği, kabule göre sanık hakkında hakaret ve tehditten 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca verilecek cezanın artırılması gerekirken iki kez mahkûmiyet kararı verildiği, tarafların karşılıklı olarak iddialarda bulunmaları , olayın görgü tanığının bulunmaması ve karşılıklı yaralanmanın gerçekleşmesi, kavgayı kimin başlattığının tespit edilememesi karşısında sanık hakkında kasten yaralama suçundan haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir. Sanığın temyiz isteği, hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla 230 uncu maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden; hükme esas alınan deliller tartışılıp hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığı yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılmadan, olayın oluşumundan bahsedilerek sanığın şikâyetçilere yönelik eylemlerinde görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, sanığın şikâyetçi M.I.'ya yönelttiği sözlerin olay bütünlüğü içinde tehdit söylemi kapsamında kalıp kalmadığı, savunmaya göre haksız tahrik indirimi gerekip gerekmediği değerlendirilmeden gerekçesiz hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13298, K. 2023/21729, T. 27.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-13298-e-2023-21729-k-704043df0418