Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/10277 E. 2023/18908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10277
- Karar No
- 2023/18908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, delillerin toplanmadığı, eksik inceleme yapıldığı, suçun işlendiğine dair somut, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı, eksik bilgilendirme yapılarak savunma ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığı, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin yetersiz olduğu, açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 00.05 sıralarında cadde üzerinde bulunan düğün salonunda elinde silah bulunan bir şahsın olduğu ihbarı üzerine görevli polis memurlarının olay yerine gittikleri, sanığın kendisini polis olarak tanıtması üzerine düğün salonu görevlilerince müdüriyet kısmına alındığı ve görevli ekip amiri olan mağdura '' Başpolis senin ananı sinkaf edeyim.'' diyerek hakarette bulunduğu iddia ve kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Mağdurun istikrarlı beyanda bulunması, olaya müdahale eden polis memuru tanık ...'nin aşamalarda katılanın beyanını doğrulaması, olay tutanağı, kamera görüntüleri, olayın meydana geliş şekli ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka ayrılık bulunmadığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın sabıkasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasa'nın 72 nci maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyize konu dosyanın suç tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında; sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar bulunması nedeni ile.” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı olarak, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tercih edilen adli para cezası gün yerine yıl olarak belirlenip takdiri indirim de bu miktar üzerinden yapılarak, sonuç adli para cezasının 6.080,00 TL yerine 6.000,00 TL olarak eksik tayin edilmesi, 3. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (2) numaralı bentteki bozma yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.