Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/28500 E. 2023/162 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2020/28500
Karar No
2023/162
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci,62 nci maddesinin birinci, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, Aleniyet şartının oluşması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü maddesine göre alenen hakaret uyarınca cezada artırım yapılması talep edildiği halde, gerekçeli kararın gerekçe ve hüküm kısımlarında artırım yapılmadığı, ayrıca neden artırım yapılmadığı ve bu hükmün neden uygulanmadığından da bahsedilmediği, iddianamede talep edilen aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ise uygulanmamasından gerekçe kısmında bahsedilmesine rağmen, hüküm fıkrasında bu hususa değinilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiği, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan ile sanığın resmi nikahla evli oldukları, olay tarihinde katılanın sanığın arkadaşı ile birlikte oturduğu kafenin önüne gidip sanığı çağırması üzerine sanığın sinirlendiği, "Bu saatte o..... gezer" dediği, sonrasında aracın içinde "Sen o..." dediği, katılan beyanını destekleyen sanık ikrarı ve tanık beyanı ile hakaret suçunu işlediği, sanığın adli sicil ve arşiv kaydına göre daha önce işlediği kasıtlı suçtan tekerrüre esas alınabilecek nitelikte mahkumiyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Sanık hakkında kurulan hükümde, hakaret suçunun işlendiği yer itibariyle aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmaması, 2. Hakaret, suçunun aleni olarak işlenmediğinin kabulü halinde,17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 148/4 üncü maddesinde yer alan "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya Mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz" ve aynı Yasa'nın 213 üncü maddesinde yer alan "Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir." şeklindeki yasal düzenlemelere göre; sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması, ikinci koşulun ise sanığın önceki ifadesinin; hakim, Mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı taktirde ise ifadeye müdafiinin katılmış olmasıdır. Somut olayda her ne kadar sanık kolluk ifadesinde katılana hakaret ettiğini ikrar etmiş ise de bu ifadenin müdafi huzurunda alınmadığı, duruşmada da bu ifadenin doğrulanmadığı, bu nedenle sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ve hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında sanığın müdafisiz kolluk ifadesinin dışlanması yerine hükme esas alınması, 2. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Kanun'un 53/1 inci maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/28500, K. 2023/162, T. 12.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2020-28500-e-2023-162-k-a298692da67b