Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/27986 E. 2023/203 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/27986
- Karar No
- 2023/203
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123 üncü maddesi uyarınca 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, şaka maksatlı işlediği bir suç olduğuna, pişman olduğuna, para cezasını ödeyecek durumda olmadığına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, önceden tanımadığı katılana ait telefon numarasını geceleyin 04:00 - 06:00 saatleri arasında bir çok kez arayarak garip sesler çıkarıp, "Kamerayı aç bana yüzünü göster." biçiminde sözler söyleyerek huzur ve sükununu bozduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanığın Suçu İşlemediği Yönündeki Temyizinde; Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, HTS kayıtları ve sanığın geceleri alkollü olduğundan ne yaptığını hatırlamadığına ilişkin kaçamaklı ikrarına göre sanığın farklı tarihlerde katılanı birden fazla kez aramak suretiyle huzur ve sükununu bozduğu kabul edilerek, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. C. Ancak; suç tarihi itibarıyle, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçuyla birlikte işlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu uzlaşma kapsamında olmadığından, yapılan uzlaşma işlemleri bu nedenle de geçersiz olup, cinsel taciz suçundan beraat kararı verilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, D. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde, (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.