Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/273 E. 2026/3877 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/273
Karar No
2026/3877
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2680 E., 2025/2498 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/497 E., 2025/418 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kiracı vekili; taraflar arasında 26.09.2006 tarihli ve 25 yıl süreli, 2.000,00 TL bedelli ekmek fırını kira sözleşmesi imzalandığını, kiralanan fırın içerisinde demirbaş eşya bulunmadığını, tarafların bu hususu dilekçe ekinde sunmuş oldukları sözleşme ile kayıt altına aldıklarını, şirketin kiralanan fırını 25 yıl süre ile kullanacağı düşüncesi ile ek inşaat ve harcamalar yaptığını, fırında üretime başlandıktan bir süre sonra yangın çıktığını ve mücbir sebepten dolayı üretime bir süre ara verildiğini, daha sonra kira akti devam ederken davalının fırını dava dışı şahsa mevcut makine ve teçhizatıyla kiraladığını, kira sözleşmesinin haklı bir sebep gösterilmeksizin ortadan kaldırıldığını ileri sürerek; müspet zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL tazminatın haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; sözleşmenin feshine ilişkin işlemin idari yargı konusu olduğunu, idarenin gerçekleştirmiş olduğu işlemin idari yargının konusuna girdiğini, sözleşme 10.09.2007 tarihinde feshedildiğinden on yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, fırının sözleşmeye aykırı olarak kapalı tutulması nedeniyle feshedildiğini, yangın iddiasının doğru olmadığını, ekmek hamurlarının konulmasında kullanılan bezlerin kısmen yandığı ve bezlerde oluşan yangının fırına sirayet etmeden söndürüldüğünü, fırının üretimine ara verilmesine ve fırında tadilat yapılmasına gerek olmadığını, Belediyenin sözleşme şartlarına uygun olarak gerçekleştirmiş olduğu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin bu haliyle devam ettirilmesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa aykırı olduğu, kira sözleşmesinin feshi sonucunda ileriye dönük yıllar için kar kaybı oluşmayacağı, işletmenin faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yürütmediği ve zarar ettiği, davacı şirketin kârlılığına ve faaliyetlerinin devamlılığına ait veri bulunmayan yasal defter kayıtlarından işletmenin feshi ile yoksun kaldığı kâr hesabının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da iddiaların değerlendirilmediğini, bilirkişinin tüm raporlarda ve ek raporlarda kendisini hâkim yerine koyarak hukuki değerlendirmelerde bulunduğunu, müspet zarara dair rapor alınmadığını, yargı sürecinin hak kaybına neden olmaya devam ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haksız feshine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında 26.09.2006 tarihli ve 25 yıl süreli fırın ve dükkan nitelikli iş yerinin kiralanmasına dair sözleşme imzalandığı ve kiralananın kiracıya teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık yoktur. Davacı kiracı, fırında üretime başlandıktan sonra çıkan yangın nedeniyle üretime ara verildiğini ve kira sözleşmesi devam ederken davalının sözleşmeyi haksız feshettiğini ve kiralananın üçüncü kişiye kiraya verildiğini ileri sürerek, haksız feshe dayalı olarak tazminat isteminde bulunmuş; davalı, fırında yalnızca bezlerin yandığını, olayın fırının kapalı tutulması ve tadilat gerektirmediğini, fırının haksız olarak kapalı tutulmasına bağlı olarak sözleşmenin sözleşme hükümlerine uygun olarak feshedildiğini savunmuştur. 10.09.2007 tarihli fırın ruhsat iptali konulu belediye yazısıyla; ekmek fırının 3 gün kapalı tutulmasının fesih nedeni olarak kabul edildiği belirtilerek, tek taraflı ruhsatın iptal edildiği bildirilmiştir. Her ne kadar Mahkemece; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda kira sözleşmesinin devam ettirilmesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na aykırı olması nedeniyle ileriye dönük kâr kaybı oluşmayacağı ve davacının mali kayıtları uyarınca da kâr kaybının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı tarafı olduğu özel hukuk alanında hüküm ve sonuç doğuran kira sözleşmesi ile bağlı olup, sözleşme öncesi yürütülmesi gereken idari işlemler dolayısıyla sözleşme ile bağlı olmayacağı düşünülemeyecektir. Davalı tarafından fesih ve ruhsat iptaline dair yazıya dayanak herhangi bir delil sunulmamış olup, kiraya verenin fesih bildirimi tahliye ilamı alınmadıkça tek başına sözleşmenin feshi sonucu doğurmayacağı gibi, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği de ispat edilememiştir. Buna bağlı olarak davalı, davacının uğradığı kâr kaybı zararından sorumludur. Bu durumda Mahkemece; taraf delilleri de dikkate alınarak, davacı kiracının aynı nitelikteki bir yeri aynı şartlarla kiralaması için gereken makul sürenin tespit edilmesi ve bu süre ile sınırlı olarak kiracının kârının ne olabileceği saptanarak, davacının ticari defterlerinden net geliri anlaşılamadığı takdirde emsal iş yerlerinin gelirleri esas alınarak hakkaniyete uygun şekilde makul süre kâr kaybına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/273, K. 2026/3877, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-273-e-2026-3877-k-9f75cdc2469d