Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/3673 E. 2026/3632 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3673
Karar No
2026/3632
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayet eden borçlu vekili; kıymet takdir raporunun esas ve talimat icra dosyasında vekaleti bulunmayan ...’ya hukuka aykırı olarak tebliğ edildiğini, kıymet takdir raporunun asile tebliğ edilmesi gerektiğini, taşınmaz için tespit edilen değerden haberdar olunmadığı için kıymet takdir raporuna itiraz edilemediğini, Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/880 Esas sayılı dosyasında satışın tedbiren durdurulmasına karar verilmişse de satışın yapılmasının hatalı olduğunu, taşınmaz değerinin günümüz ekonomik koşullarından ötürü yeniden tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin arttığını ileri sürerek 19.12.2022 tarihli ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvuruda bulunduğu, Mahkemece şikayetin reddi ile zarar unsuru gerçekleşmediği ve şikayetin esası incelenmediğinden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen karara karşı şikayet eden borçlu vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, anılan kararın şikayet eden borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Şikayet eden borçlu vekilinin temyiz itirazları yerinde değilse de; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 134/2. maddesinde “İhalenin feshini, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla İcra Mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” hükmü, 134/5. maddesinde ise; " İhalenin feshi talebi üzerine İcra Mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra Mahkemesi; 1.Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,

2.Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3.İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder." hükmü yer almaktadır. Yasanın para cezasına ilişkin bu hükmü emredici nitelikte olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere; kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz. Somut olayda şikayet eden borçlu vekili, İİK'nın 134/2. maddesinde yazılı olan ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olup mahkemece ihalenin feshi sebepleri incelenerek işin esasına girip şikayetin reddine karar verilmesi isabetli olmasına rağmen, aynı yasanın 134/5. maddesi uyarınca para cezasına hükmedilmemesi hatalı olup, mahkeme kararının para cezasına hasreten bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Şikayet eden borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kamu düzeni nedeniyle re’sen yapılan inceleme sonucu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 05.02.2026 tarih ve 2025/143 E., 2026/332 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Balıkesir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 26.09.2024 tarih ve 2024/219 E., 2024/381 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/3673, K. 2026/3632, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-3673-e-2026-3632-k-8f88f7cb353b