Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2090 E. 2026/2720 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2090
- Karar No
- 2026/2720
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1745 E., 2024/2191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mah. Sıf.) SAYISI : 2024/176 E., 2024/458 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının, davalılardan ...'la, ...'nın Bodrum 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/242 E, 2018/408 K. sayılı dosyasında vekilliklerini yürüttüğünü, vekillik görevini ifa ederken, bu dava dosyasındaki davacılar ve davalıların, iki tarafın avukatlarının haberi olmadan anlaştıklarını, eski müvekkillerinin kendisini haksız olarak azlettiğini ve de aralarında avukatlık sözleşmesi olmadığı için, Avukatlık Kanunun 164. Maddesindeki hükümler gereği, davaya konu icra dosyasıyla, müddeabihin yüzde onuyla, karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti toplamı olan 384.100,18 TL üzerinden icra takibi başlattığını ileri sürerek; icra takibine itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili; davacının alacak idiasına ilişkin hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/242 E. 2018/408 K. sayılı dava dosyasında mahkemece davacı avukatın davacı vekili olarak takip ettiğini, davanın 14.12.2018 tarihinde reddine karar verildiğini, davacı avukatın müvekkilleri ... ve ...'nın Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/242 E. 2018/408 K. sayılı dosyasında yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunmayacaklarını, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararı kabul ettiklerini, istinaftan ve ilgili sürelerden feragat edildiğini ve iş bu dava dosyasında verilen kararı kesinleştirilmesine ilişkin taleplerini içerir dilekçe sunduklarını, davacı avukatın müvekkillerinin kendi iradeleri ile aslında davacı tarafın iddia ettiği üzere herhangi bir sulh olma durumundan ziyade aleyhlerine verilen yerel mahkeme hükmünü kabul ettiklerini beyan ederek bu kararın kesinleşmesini talep ettiklerini, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararın da taraflarca kabul edildiğini ve kesinleştirildiğinin açık olduğunu, davacının sulha ilişkin beyan ve buna dayalı taleplerde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın sulh nedeniyle devredilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davacının; davalılar tarafından Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/242 E. sayılı dosyasında vekillik görevinden haklı nedenle azil edildiğini, ücret talebine konu davada verilen ret kararının, davanın hak düşürücü süre sona erdikten sonra açılmış olması şeklinde ifade edildiğini, buna göre, ücret talebine konu davanın talepte bulunan avukat tarafından yerine getirilmesi gereken özen borcu yerine getirilmeden, dava açma hakkı sona ermiş konuda dava açılmış olduğu sabit olduğunu, takip alacaklısı davacının hiçbir nam ve hesap altında davalı müvekkilden ücret talep etme hakkı olmadığını, karşı yan avukatlık ücretinin davanın kabul edilen kısmi için Mahkeme tarafından belirlendiğini, davaya konu Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/242 E. Sayılı dava dosyasında ise tapu iptal ve tescil talebi yönünden daha öncesinde verilmiş kesin hükmün varlığı yine tazminat talebi yönünden de hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın her iki talep yönünden de reddine karar verildiğini, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/242 E. 2018/408 K. sayılı 14.12.2018 tarihli kararında da davacıya karşı yan vekâlet ücreti takdir edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ...; davacının alacak idiasına ilişkin hukuki yararı bulunmadığını, sulh beyanı olmadığını, ücretinin ödendiğini, davacının sorumluluklarını yerine getirmediğini, üst mahkemeden olumlu karar alma ihtimali bulunmadığından istinaftan feragat ettiğini, davacının yanlış yönlendirmesi nedeniyle yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkum olduğunu, yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2022 tarihil kararıyla; taraflar arasında herhangi bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı, dosyanın incelenmesinde davacı avukatın gerekli hukuki yardımlarda bulunduğu, davacıya, davalıların azli ile dosyadan el çektirildiği, davacının gerekli özeni, sadakati gösterdiği ve yükümlülükleri yerine getirdiği, davacının işlemleri meslek kurallarına ve avukatlık yasasına uygun olarak yerine getirdiği, azlin haksız ve hukuka aykırı olduğu, Avukatlık Yasası 164/4'e göre belirlenecek olan avukatlık ücretinin avukatın haksız yere azli durumunda dava veya takibin hangi aşamasında olursa olsun muaccel hale geleceği, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/242 Esas sayılı dava dosyasında davalılar ... ve ...'nin davalı olarak yer aldıkları, her ne kadar davacı vekil tarafından, tarafların sulh olmaları nedeniyle davanın kesinleştiği, bu nedenle vekalet ücretinden davalılar ... ve ...'nin de sorumlu olduğu beyan edilmiş ise de, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/242 Esas sayılı dava dosyasında davanın usulden reddedilmiş olduğu, davanın sulh nedeniyle karara çıkmamış olduğu, bu hali ile davalılar ... ve ...'nin vekalet ücretinden sorumlu olmayacakları gerekçesiyle; davalılar ... ve ... hakkında açılan davaların reddine, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın kabulü ile, davalıların ... . İcra Müdürlüğü’nün 2019/1686 Esas sayılı takip dosyasına itirazının 384.100,18 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak tutarının yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarihli kararıyla; mahkemece, tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekirken genel mahkeme sıfatıyla bakılarak yargılamanın sonuçlandırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının görev yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf sebepleri ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu icra takibinin infazen kapatılmış olduğu, davanın konusuz kaldığı ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... yönünden davanın açılmasına sebebiyet verildiği kanaatine varılarak, yargılama gideri ve vekalet ücreti davalılar ... ve ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 3.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının vekillikten azlini gerektiren kusur ve ihmalinin mevcut olmadığı, azil işleminin haklı nedenle yapıldığının kanıtlanamamış olmasına göre davanın açılmasına sebebiyet vermiş olmaları nedeniyle tarafların haklılık durumları değerlendirilerek yapılan hesaplama sonucu aleyhlerine vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalılar ... ve ...'nın Bodrum 1.ASHM'nin 2017/242 E.2018/408 K. sayılı dosyasında vekilleri olan davacıyı 04.02. 2019 tarihinde azlettikleri, davada verilen karara karşı istinaf başvurusundan feragat ederek kararı 05.02.2019 tarihinde kesinleştirdikleri davalı ...'nin Bodrum 1.ASHM'nin 2017/242 E.2018/408 K. sayılı dosyasına sunmuş olduğu 04/02/2019 tarihli davacıların istinaf itirazlarından vazgeçtiklerine ilişkin beyanlarına yönelik kabul beyanına ilişkin dilekçesinde "...davacı ile aramızda yaptığımız sulh gereği"ibaresi ile aralarında bir sulhun varlığını kabul ettiği, dava dışı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan Bordum 2.ASHM'nin 2019/54 E.2023/439 K. sayılı dosyasında davalılar vekili tarafından dosyaya verilen cevap dilekçesinde Bodrum 1.ASHM'nin 2017/242 E.2018/408 K. sayılı dosyasında davacı olan ... ve ... ile anlaşma sağlanarak davada verilen kararı istinaf ve temyiz etmeyeceklerine ilişkin anlaşma sağlandığına ilişkin beyanı, dosya içerisinde dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasında gizli sulhün bulunduğunun ve davalılar ... ve ...'nin de gizli sulh nedeniyle azil tarihi itibariyle AAÜT uyarınca vekalet ücretinden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmadığı, haklılık durumuna göre davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinden ... ve ...'nin payları oranında sorumlu olmalarına, ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedimesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; reddedileceği açık ve tartışmasız olduğu halde davalı iş sahipleri aleyhine sonuç doğuracak şekilde istinaf kanun yoluna müracaat eden davacı avukatın, bu durumu öğrenen iş sahipleri tarafından azledilmesinin haklı olduğunun şüphesiz olduğunu, talep konusu davanın özen borcu yerine getirilmeden, dava açma hakkının sona ermiş konuda dava açılmış olduğunun sabit ve davacı avukatın da kabulünde olduğunu, takip alacaklısının davacının hiçbir nam ve hesap altında davalı iş sahiplerinden ücret talep etme hakkının bulunmadığını, aksi yöndeki davacı iddialarının ve davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davacı avukatın basiretli bir vekilden beklenmeyecek şekilde hareket ederek ve aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeksizin müvekkili adına kesin hüküm ve hak düşürücü süre nedeniyle reddedileceği açık olan tapu iptali ve tescil davasını yürüttüğünü, davanın belirtilen gerekçelerle Bodrum 1. Asliye Hukuk 2018/408 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, buna rağmen davacının davalının iradesine aykırı olarak davaya devam ettiğini, söz konusu davadaki taleplerin bir tanesinin kesin hükümle bir diğerinin ise hak düşürücü süre sebebiyle reddedileceği çok açık bir biçimde ortadayken müvekkili bu konuda bilgilendirmediği gibi müvekkilin iradesine aykırı olarak istinaf kanun yoluna başvurduğunu, müvekkili davalının da istinaf talebinin olumsuz sonuç doğuracağının öğrenmesi üzerine başkaca tazminat, yargılama gideri, masraf ödenmemesi ve kararın kesinleşmesi için kendisinden habersiz yapılan istinaf talebinden feragat ettiğini, davacıyı haklı sebeplerle azlettiğini, davacının da dosya kapsamı itibariyle aydınlatma ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini de ispatlayamadığını, bu itibarla azlin haklı olduğunu; kabul etmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması ve azlin haksız olduğunun kabulü ihtimalinde ise, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alabileceği ücretin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 . maddesinin 2. Fıkrasına göre maktu vekalet ücreti olduğunu ve bu ücretin de peşin olarak ödendiği dikkate alınarak kötü niyetle açılmış olduğunu ileri sürdüğü işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacı vekilin haklı nedenle azledildiğinin ispatlanamadığı, vekalet ilişkisine konu dosyada davacı vekilin azlini haklı kılacak kusur veya ihmalinin bulunmadığı, davalıların gizli sulhün bulunduğu yönündeki kabulün yerinde olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olarak belirlendiğinin anlaşılmasına göre davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 332. maddesi uyarınca yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda Mahkemece re'sen karar verilir. Karar ilam harcı harçtan muaf olmamak koşulu ile davayı kaybeden tarafa yükletilmesi gereken bir harç türü olup, diğer yargılama giderlerine katılarak kabul/redde göre oranlanamaz. Harç konusu kamu düzenine ilişkin olup yargı mercilerince res'en dikkate alınır. Davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakıldığı, davalıların tüketici olduğu, davalıların harçtan muaf olduğu anlaşılmakla harç alınmaması gerekmesine rağmen davalılar aleyhine harca hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin 2., 3. ve 4. alt bendinin hükümden çıkartılarak yerine sırası ile; "2-Davalılar harçtan muaf olduğu için harç tahsiline yer olmadığına, davacı tarafından peşin yatırılan 4.638,98 TL ve 44,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine" "3-Davacının peşin olarak yatırdığı 427,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine", "4-Davacı tarafından yapılan 1.396,00-TL yargılama giderinin tarafların haklılık durumlarına göre 1.395,96-TL'sinin (davalılar ... ve ...'nin sorumluluğu 384,44-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına," ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (C) bendinin 1., 3. ve 4. alt bendinin hükümden çıkartılarak yerine sırası ile; "1-Davalılar harçtan muaf olduğu için istinaf karar ve ilam harcının alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 855,20-TL harcın davalılar ... ve ...'ya istek halinde iadesine" "3-İstinaf başvurusunda bulunan davacının yapmış olduğu 1.169,40-TL istinaf başvuru harcının talep halinde davacıya iadesine, davacının yapmış olduğu 400,00-TL istinaf giderinin (davalılar ... ve ...'nin sorumluluğunun 110,15-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak, davacıya verilmesine," "4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...'nin yapmış olduğu 1.169,40-TL istinaf başvuru harcının harçtan muaf olması nedeniyle istek halinde davalı ...'ye iadesine" cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalılar harçtan muaf olduğundan peşin alınan harçların iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.