Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1428 E. 2026/1487 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1428
Karar No
2026/1487
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/... E., 2025/1178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/... E., 2024/439 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının ortak olduklarını, ...'de bulunan ...Restorantı için 10 yıllık %50 kar payı bulunduğunu (2012-2022 dönemi), davalının firma gelirinin büyük bir kısmını zimmetine geçirdiğini ileri sürerek, 10 yıllık kar payı alacağı için şimdilik 200.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava sebebi ve konusunun ... 2. İş Mahkemesinin 2022/716 E. sayılı dosyasıyla aynı olduğunu, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, belirtilen dosyada davacının işçi olduğunu belirttiğini, davacının taleplerinin çelişkili olduğunu, açılan davayı davacı büyük oranda kaybetmesine rağmen müvekkilinin 60.000,00 TL ödeme yaptığını, bunun üzerine davacının istinaf hakkından ve diğer tüm alacak taleplerinden feragat ettiğini, taraflar arasında ibraname ve sulh protokolünün bulunduğunu, buna rağmen davalının alacak iddiasında bulunarak dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, müvekkilinin ortaklık kârını ödediğini ve davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... 2. İş Mahkemesinin 2022/716 E. sayılı dosyası kapsamında açmış olduğu davada taraflar arasında iş akdinin söz konusu olduğunu ileri süren ve bu hususta alacağını tahsil eden davacının, bu defa aynı maddi vakıalara yer vermek suretiyle taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunu iddia etmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, ayrıca davacı tarafın 22.12.2023 tarihli sulh protokolünde davalının protokolde belirtilen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesiyle bir hak ve alacağının kalmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği, davacının söz konusu bu beyanının bağlayıcı nitelikte olduğu, davacı tarafça davalıdan adi ortaklık ilişkisinin varlığından bahisle alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl; davalının eniştesinin kardeşi olduğunu, davalı adına ...işleten kardeşinin, işletmeye ortak aradığını söylemesi üzerine davacının, dükkan ve demirbaşları ile dükkanda kullanılan 2000 model ...minibüse yarı hisse karşılığı 35.000,00 TL vererek 01.04.2008 tarihinde ortak olduğunu, işçilik ücretlerinin dükkanın gelirlerinden ödenmesi ve kalan paranın paylaşılması konusunda anlaştıklarını, adi ortaklığa ilişkin yazılı delilin ilk defa ... 2. İş Mahkemesinin 2022/716 E. sayılı dosyasında elde edildiğini, davacının davalı ile adi ortak olduğu işletmede aynı zamanda işçi olarak çalıştığını, işçilik haklarını istemesinin doğal hakkı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortalık ilişkisinden doğduğu ileri sürülen kâr payının tahsili istemine ilişkindir. Somut olayın incelenmesinde; davacının davalı ile adi ortaklık ilişkisinin olduğu, aynı zamanda adi ortaklıkta işçi olarak çalıştığı ve iş akdinin feshi nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili istemi ile ... 2. İş Mahkemesinin 2022/716 E. sayılı dava dosyası ile dava açtığı, söz konusu dava dosyasına davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde adi ortaklık ilişkisinin olduğunun kabul edildiği, bu anlamda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık olduğu, taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu hususu davalının kabulünde olup, davacı açtığı dava ile adi ortaklıkta işçi olarak çalıştığı işçilik alacakları haricinde olan kâr payı alacağını talep ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu ve davacının kâr payı alacağını talep ettiği anlaşılmakla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri doğrultusunda yargılama yapılması ve ulaşacak sonuca dairesinde hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1428, K. 2026/1487, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-1428-e-2026-1487-k-d9a02f8ac9ba