Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/3234 E. 2026/4262 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3234
- Karar No
- 2026/4262
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/61 E., 2026/266 K. DAVA TÜRÜ : Ziynet ve Katılma Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Dairemizin bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2024 tarih ve 2023/2386 Esas, 2023/2434 K. sayılı kararı, Dairemizin 21.10.2025 tarih ve 2024/2350 Esas, 2025/9092 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnilmesi üzerine karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Somut olayda; davanın ziynet ve katılma alacağı istemine ilişkin olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararının ''... mal rejiminden kaynaklanan alacak davalarında malın sürüm değerinin (karar tarihine en yakın tarih) dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğine dair emredici hukuk kuralı gereği davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmadığı ve mahkemece kadın yararına dava konusu malların güncel değerleri üzerinden katılma alacağına hükmedilmesi gerektiği'' belirtilerek bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince ''... İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının davacı tarafından istinaf edilmemesi sebebiyle kaldırma kararından sonra verilecek yeni kararda davalının aleyhine ilk karardan daha fazla miktara hükmedilemeyeceği, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu...'' gerekçesiyle direnme kararı verildiği; artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınacağının (TMK md. 227/1, 228/1, 2 32... /1) emredici hukuk kuralları ile düzenlendiğinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmayacağı anlaşılmakla; Dairemizin 21.10.2025 tarih ve 2024/2350 Esas, 2025/9092 Karar sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.