Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/115 E. 2026/3755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/115
- Karar No
- 2026/3755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1398 E., 2025/1525 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2021/383 E., 2023/108 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 04.06.2018 tarihinde ikinci el olarak satın aldığı ... marka 5 20... model aracın bugüne kadar tüm servis bakımlarının yetkili ... servislerinde yaptırıldığını, servis bakımından 2 gün sonra müvekkilinin otoyolda giderken motordan sesler duyduğunu, tahrik arıza uyarısı ve motor yağ basıncı arızası uyarısı çıktıktan sonra aracını emniyet şeridine çektiğini, bilahare aracını tekrar çalıştıramadığını, henüz 99.000 km olan aracın yetkili servise getirildiğini ancak üzerinden 6 ay geçmesine rağmen aracın teslim edilemediğini,..... Noterliğinin 30.03.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine davalı tarafından cevap verilmediğini ancak şifaen, motorun kitlendiği, bunun sebebinin ise motor yatak sarması olduğu bilgisi verilerek motorun değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, dava konusu aracın aracın gizli ayıplı olduğunu, değişik iş dosyasından bilirkişi raporu aldırıldığını ve aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, ayrıca müvekkilinin bu süreçte davalılardan ikame araç talep ettiğini ancak kısa bir süreliğine verilen ikame aracın geri alındığını, müvekkilinin bunun üzerine araç kiralamak zorunda kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ücretsiz onarım masrafı olarak şimdilik 160.000,00 TL ve yaklaşık 5 aydır araçsız kalan müvekkiline ikame araç bedeli bilirkişilerce hesaplanarak şimdilik 5.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 02.01.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, 165.000,00 TL olarak açtıkları davada bilirkişi raporuna göre toplam hasar 183.359,49 TL ve ikame araç bedeli 250,00 TL olarak belirlendiğinden, taleplerini 20.859,49 TL artırarak 185.859,49 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; dava konusu araç ikinci el olduğundan Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığını, müvekkili ..... Otomotiv A.Ş. dava konusu aracın ithalatçısı olduğundan dava konusu talepten sorumlu olmadığını, satış bedelinin müvekkilleri şirket tarafından tahsil edilmediğini, yasal garanti süresinin sona erdiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ayıp ihbar süresine uymadığını, dava konusu araçta gizli ayıp olmadığını, davacının 4 yıldan uzun bir süre kullanarak araçtan faydalandığını, yetkili servis tarafından gerekli kontrol ve bakımların yapıldığını, sonrasında teknik açıklamaların davacıya yapıldığını, ancak davacının onay vermemesi nedeniyle onarımın gerçekleştirilemediğini, gıyaplarında alınan değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu ve herhangi bir belge sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyet raporuna göre; aracın motorunda 99.700 km'de iken motor kitlemesi (yalak sarması) hasarının meydana geldiği, dava konusu aracın meydana gelen hasardan önce 50.000, 60.000, 70.000, 80.0 00... .000 km periyodik bakımlarının yetkili serviste gerçekleştirildiği ve bu bakımlarda düzenli olarak yağ değişiminin yapıldığı, dava konusu aracın yağ pompası değişiminin 13.03.2020 tarihinde araç 81.131 km'de iken yetkili servis tarafından yapıldığı, arızanın meydana geldiği parçanın niteliği ve kullanım yeri göz önüne alındığında, davaya konu araçta mevcut hasarın yetkili servisin ayıplı hizmeti kaynaklı ortaya çıktığının ve motorda meydana gelen yatak sarma hasarının kullanıcı tarafından olayın oluşumundan önce tespitinin mümkün olmadığı, dolayısıyla gizli ayıp niteliği taşıdığı, araçta mevcut ayıpların giderilmesi için gereken onarım bedelinin 155.450,00 TL, hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan ikame araç bedelinin 2.500,00TL olduğu, gizli ayıp nedeniyle meydana gelen zarardan davalıların sorumlu bulunduğu, davalıların faturada belirtilen KDV miktarından sorumlu olmadıkları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 155.450,00 TL onarım bedeli ve 2.500,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 157.950,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davaya konu aracın üretimden kaynaklı olarak ayıplı olduğu ileri sürülerek dava açılmış ve Mahkemece bu doğrultuda gerekçe oluşturulmuş ise de; 6502 sayılı Kanunun 15. maddesinde ayıplı hizmetin düzenlendiği, alınan her iki bilirkişi raporundaki tespitlerin de yetkili servis istasyonu tarafından verilen servis hizmetinin ayıplı ifa edildiğini gösterdiği, davaya konu uyuşmazlığın hizmetin ayıplı ifasından kaynaklandığı kanaatine varılmış olup bu doğrultuda yapılan incelemede; davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılmasının isabetli olduğu, yine son hizmet tarihinden itibaren dava tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin de geçmediğinin anlaşıldığı, olay tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 58. maddesi hükmüne istinaden çıkartılan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin 5/2 maddesinde, üretici veya ithalatçıların, yetkili servis istasyonlarını kendileri kurabileceği gibi, verilen hizmetlerden sorumlu olmak şartıyla kurulu bulunan servis istasyonlarından veya servis organizasyonlarından da faydalanabileceğinin belirtildiği, aynı Yönetmeliğin 14. maddesinde; "Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur." denildiği, satış sonrası hizmetler sebebiyle üretici ve ithalatçı firmaların, yetkili servislerle birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle davalı ..... Oto A.Ş.nin vermiş olduğu servis hizmetinden ithalatçı ..... Otomotiv A.Ş.nin müteselsilen sorumlu olduğu, davacı tüketicinin dava dilekçesindeki talebinin aracın onarım bedeli ile ikame araç bedeline ilişkin olduğu, ancak yargılama devam ederken davaya konu aracın onarımının tamamlandığı ve davacı adına 170.745,28 TL'lik fatura tanzim edildiği, hizmetin ayıplı ifa edildiğinin usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları ile sabit olduğu, davacının onarım bedeli talebinde bulunurken aslında aracının ücretsiz olarak onarılmasını istediği, davalılara göndermiş olduğu ihtarnamedeki talebinin de bu yönde olduğu, yargılama sırasında aracın onarımının da yapıldığı gözetilerek, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığının kabulünün zorunlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, istinafa gelenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar korunarak yeniden davanın kısmen kabulüne, dava konusu araç yönünden ücretsiz onarım hakkının kullanıldığının kabulü ile aracın davalılar tarafından 01.09.2021 düzenleme tarihli ve 170.745,28 TL bedelli faturaya istinaden ücretsiz olarak onarıldığının tespitine, 2.500,00 TL ikame araç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, ikame araç bedeli yönünde fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; dava konusu araç ikinci el olduğundan Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığını, müvekkili ...... Otomotiv A.Ş. dava konusu aracın ithalatçısı olduğundan dava konusu talepten sorumlu olmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, dava konusu araçtan davacı uzun süredir faydalandığından beklenen faydanın sağlanamaması şartının gerçekleşmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, araç üzerinde ve değişimi sağlanan motor üzerinde inceleme gerçekleştirilerek gerekçeli rapor düzenlenmesi gerektiğini, bilirkişilerin herhangi bir bilimsel veriye dayanmadığını, sunulan servis hizmetinde herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafça onarıma onay verilmediği için aracın serviste beklediğini, müvekkilinin araç mahrumiyet bedelinden sorumlu tutulmasının olanaksız olduğunu, davacı uğranıldığı iddia edilen zararlara ilişkin herhangi bir belge sunmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı hizmet nedeniyle ithalatçı firma ve yetkili servisten onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araç 99.700 km'de iken motor kitlemesi (yatak sarması) hasarının meydana geldiği, motor kitlemesinin yeterli yağlama sağlayamayan motorun aşırı ısınması ve hareketli parçaların birbirine kaynaması nedeniyle hiç dönmemesi sonucu ortaya çıktığını, seyrek yağ değişimi ve yağ pompasının arızalanmasının motor kitlemesinin başlıca sebeplerinden olduğu, dava konusu aracın meydana gelen hasardan önceki periyodik bakımlarının yetkili serviste gerçekleştirildiği ve bu bakımlarda düzenli olarak yağ değişiminin yapıldığı, dava konusu aracın yağ pompası değişiminin 13.03.2020 tarihinde araç 81.131 km'de iken yetkili servis tarafından yapıldığı, aracın dava konusu hasar ile yağ pompası değişimi arasında 20.000 km'den az yol katettiği göz önüne bulundurulduğunda, parçanın niteliği gereği kullanıcı kaynaklı bir arıza yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu araçtaki mevcut hasarın yetkili servisin ayıplı hizmetinden dolayı ortaya çıktığının tespit edildiği, hükmedilen ikame araç bedelinin yerinde olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalı yetkili servis tarafından verilen servis hizmetinin ayıplı ifa edildiği, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin 14. maddesi gereği, ayıplı hizmet nedeniyle davalıların müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.