Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/781 E. 2025/6007 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/781
- Karar No
- 2025/6007
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2806 E., 2024/928 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/559 E., 2021/457 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2024 tarihli ek kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat.... ile davalılar vekili Avukat....'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 25.07.2018 tarihinde ... isimli projeden gayrimenkul satın almak için davalı ... Yapı ile gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapımı sözleşmesi imzaladığını, ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğu üzere davalı ... Yapı A.Ş. ile davalı ...Ş.'nin aynı kişiye ait, aynı adreste bulunan ve söz konusu gayrimenkul projesinin tarafı olduğunu, müvekkilinin sözleşmede üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bedelin tamamını ödediğini, davalıların sözleşmenin yapıldığı esnada Eylül 2018'de kat irtifakı tapusunun verileceğini vaat etmiş iseler de geçen 2 yıllık süreye rağmen taşınmazı teslim etmediklerini, müvekkilinin davalı şirket yetkililerine ulaşamadığını, tapu kayıtlarına davalı ... Yapı alacaklıları lehine haciz ve ipotekler konulduğunu öğrendiğini ileri sürerek; gayrimenkul satış bedeli olarak 292.215 USD, 4.053.738 Japon Yeninin güncel kur üzerinden müvekkiline iadesine, bu talebin kabul görmemesi halinde 1.600.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müvekkiline iadesine, 300.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın yer aldığı inşaatın bitirilmesine yakın tarihte İBB tarafından nazım ve uygulama imar planı değişikliği ile müvekkili şirketin bahse konu projesinin tam ortasından yol geçirilmesine karar verildiğini, projenin durdurulmak zorunda kaldığını, proje tamamlandıktan sonra taşınmaz teslim edilmek üzere davacıya davet yapıldığını, fakat davacının taşınmazı teslim almadığını, hali hazırda taşınmazın teslim edilir durumda olduğunu, müvekkili ... Yapı yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazın tapu kaydındaki takyidatlar nedeniyle hukuki ayıplı olduğu iddiasıyla taşınmaza ödediği bedelin iadesini talep hakkı bulunduğu, davalı ...Ş.'nin dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi tarafı olmadığı gibi ... Yapı A.Ş.'te herhangi bir ödeme yapılmadığı, tüm ödemelerin diğer davalı şirkete yapıldığı, salt sözleşmeye aykırılığın manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli görülmediği gerekçesiyle; davacının ilk talebi olan 292,215 USD ve 4.053,738 Japon Yeni güncel kur üzerinden tahsili talebinin reddine, terditli ikinci talebi açısından davanın kabulüne, 1.600.000,00 TL'nin 13.10.2020 arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Yapı A.Ş'den tahsiliyle davacıya ödenmesine, davanın .... Yapı A.Ş yönünden husumet nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki şirketin yetkililerinin ve adreslerinin aynı olduğu, davaya konu olan "..." isimli gayrimenkul projesinde ..... Yapı Konut A.Ş.nin logosu ve adresinin; reklam, katalog, video, tanıtım ve broşürlerde bulunduğu, davacıya sunulan ödeme planı listesinin hemen altında.... Yapı Konut A.Ş.ye ait unvanının bulunduğu, davalılar arasında organik bağ bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davalı ...Ş yönünden pasif husumet yokluğundan red kararı verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davacının terditli taleplerinden ilk talebi olan 292,215 USD ve 4.053,738 Japon Yeni güncel kur üzerinden tahsili talebinin reddine, terditli ikinci talebi açısından davanın kısmen kabulüne, 1.600.000,00 TL'nin arabuluculuk başvuru tarihi olan 13.10.2020 tarihinden başlayacak şekilde yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili 05.09.2024 tarihli dilekçesi ile davadan vazgeçtiğini beyan etmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2024 tarihli ek kararı ile; karşı tarafın muvafakati olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, davacı vekili 06.12.2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğine dair dilekçe sunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince 09.12.2024 tarihli ek karar ile, asıl kararın kesinleştiği, kesinleşen hükme yönelik feragatte bulunulamayacağı gerekçesiyle feragatin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, 09.12.2024 tarihli ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli asıl kararının davayı takip etmeyen, müvekkili tarafından da azledilen Av...'e 10.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ek kararın ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli kararının tarafına ilk defa 25.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, feragat dilekçesinin dava kesinleşmeden yasal süresi içerisinde sunulmuş bir dilekçe olduğunun göz ardı edilerek karar verildiğini, yetkisiz ve davayı takip etmediği anlaşılan avukata tebligat yaptığını anlayan istinaf mahkemesinin 25.11.2024 tarihinde esas kararını tarafına tebliğ ettiği ve 2 haftalık temyiz itirazı süresi içerisinde davadan feragat edildiği dikkate alınmaksızın, davanın kesinleştiği ve kesinleşmeden sonra feragat talebinde bulunulamayacağından bahisle talebin reddine karar verildiğini, davaya konu edilen sözleşmeden kaynaklı tapu iptal ve tescil davası hakkı saklı tutularak davadan feragat ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle ödenen bedeli iadesi istemine ilişkindir. Temyiz istemi, davacı vekilinin davadan feragat talebinin, kesinleşmiş hükme karşı yapıldığı gerekçesiyle reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2024 tarihli ek kararına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi yahut tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin ödenmesi zorunludur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.05.2024 tarihli karar, davacının azledilen vekiline tebliğ edilmiş olup, azledilen vekil davacı tarafından azledildiğini dosyaya 04.01.2024 tarihinde bildirmiştir. Azille vekalet ilişkisi son bulmuş olup, azledilen vekile yapılan tebligat yok hükmündedir. Bu nedenle HMK'nın 361/1. maddesi gereğince yapılan bir tebligat olmadıkça temyiz süresi işlemeyecektir. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli kararı ise davacının vekaletnamesi bulunan vekiline 25.11.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili de 06.12.2024 tarihli dilekçesi ile feragat beyanında bulunmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310/1. maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. O halde Bölge Adliye Mahkemesince karar kesinleşmeden yapılan feragat dilekçesi değerlendirilerek sonucuna uygun işlem yapılması gerekirken yazılı gerekçelerle talebin reddine dair verilen 09.12.2024 tarihli ek karar usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2024 tarihli ek kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.