Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6110 E. 2026/3620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6110
Karar No
2026/3620
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1044 E., 2025/1137 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2024/249 E., 2025/161 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacı ...'nın hamileliğine ilişkin takibin davalı şirkete ait hastanede davalı doktor ... tarafından yapıldığını, gebeliğin 11. haftasında ikili tarama testi yapıldığını, cut off değerinin 1:250 olduğunu, bu durumun bebekte anomali olduğunu gösterdiğini, devamında üçlü ve dörtlü tarama testlerinin yapılmasının gerektiğini, ancak davalı ... tarafından gereği gibi aydınlatılmadıklarını, gebelik süresince defalarca bebeğin sağlıklı olduğunun ve başkaca testlerin yapılmasına gerek olmadığının beyan edildiğini, gebelik süresince anomali durumunun %99.8 oranında tespit edilebilen fetal DNA testi hakkında aydınlatılmadığını, sonucunda bebeğin down sendromlu olarak dünyaya geldiğini, davalıların bebeğin down sendromlu olmasından sorumlu olmasalar da down sendromlu bir bebeğin dünyaya getirilmesinden sorumlu olduklarını, dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmediğini belirterek 5.000.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik iş gücü kaybı yönünden 10.000,00 TL, eğitim ve terapi giderleri yönünden 10.000,00 TL ve bakıcı giderleri yönünden 10.000,00 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; ikili tarama testinin duyarlılığının %85 olduğunu, bu işlemin ilk trimester kombine testi olarak adlandırıldığını, iki hormona bakıldığını, Acıbadem Sağlık Grubu Merkez Laboratuvarında yapılan ilk ikili tarama testine göre down sendromundan uzaklaşıldığının gösterildiğini, davacılar tarafından 1:250 ve üstünün riskli olarak ifade edildiğini, ancak bu değerin altının da risksiz olmadığını, Beta-HCG, PAPP-A değerleri ve ultrason ölçümlerinin beraber değerlendirilmesinin gerektiğini, ikili tarama testi sonucunun yüksek riskli gelmiş olması halinde dahi kromozom sayı sorunlarının kesin tanı yöntemleri olan CVS veya amniyosentez hakkında davacıların bilgilendirilip bu girişimsel işlemlerin yapılmasına yönlendirileceğini, üçlü ya da dörtlü test yapmanın anlamının olmadığını, nifty testi yönünden davacıların bilgilendirilmesine rağmen ailenin gerek duymadığını, hastanın yönetmelik ve diğer yasal mevzuatlara konusunda bilgilendirildiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili; zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu olayda tıp literatürünün öngördüğü şekilde tedavi uygulandığını, gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, diğer davalı hekimin de kusurunun bulunmadığını, davacıların iddiasının aksine gebeye uygulanan testin kombine test olduğunu, ikili tarama testi olmadığını ve kombine testinin riskli çıkmaması nedeniyle üçlü ya da dörtlü tarama testinin yapılmasının vakıaya herhangi bir katkısının bulunmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Raporunda genel tıbbi bilgiye göre davalı ...'ın eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunu, hizmetin sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten idarenin organizasyon hatasının saptanmadığının bildirildiği, itibar edilen bu rapora göre davacıların bir takım testler konusunda bilgilendirilmesine rağmen davacıların bu testleri istemedikleri, davalıların aydınlatma yükümlülüklerine yerine getirdiklerinin ispatlandığı, davacı tarafça süresinde rapora itiraz edilmediği, vekalet ilişkisi nedeniyle taraflara atfı kabil bir kusur bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince 09.07.2025 tarihli ek kararla; gerekçeli kararın davacılar vekiline 22.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık istinaf başvuru süresinin son günü 07.07.2025 tarihi olduğu ve istinaf başvuru tarihinin ise 09.07.2025 olduğundan kanuni süre geçtikten sonra başvuru yapıldığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin 09.07.2025 tarihli istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince 09.07.2025 tarihli tashih şerhi ile manevi tazminat talebi ile ilgili vekalet ücretinde sehven hata yapıldığı açıklanarak hükmün vekalet ücreti ile ilgili olan 6. bendindeki 526.000,00 TL vekalet ücretinin 30.000,00 TL vekalet ücreti olarak düzeltilmesine karar verilmiş; karara karşı süresinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2025 tarihli ek kararının ve tashih şerhine ilişkin ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin eski hale getirme talebi ile istinaf kanun yolu başvurusunun davalı şirket vekilinin ise tashih şerhine karşı yaptığı istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; işlem yapamayacak durumda olduğunu, önemli olan durumun sağlık raporunun şekli olmadığını, eski hale getirme talebinin reddinin yerinde olmadığını, aydınlatma yükümlülüğünün irdelenmediğini, davacıların fetal DNA testi hakkında hiç bilgilendirilmediğini, ikili testte 1:250 cut-off risk çıkmasına rağmen 3’lü–4’lü test önerilmediğini, doktorun “gerek yok, bebek sağlıklı” şeklinde telkinlerde bulunduğunu, aydınlatmanın “hangi risklere ilişkin yapıldığına dair” hiçbir belge bulunmadığını, alternatif testlerin bilgilendirilmemesinin hiç incelenmediğin, manevi tazminat talebinin reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye, özellikle İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının davacılar vekiline 22.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili istinaf başvuru süresinin son günü olan 07.07.2025 tarihi itibariyle sona erdikten sonra UYAP sistemi üzerinden gönderdiği 09.07.2025 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunduğu, davacılar vekilinin istinaf talebinin aynı tarihte ek karar ile reddedilmesi üzerine bu defa ek karara yönelik olarak verilen istinaf dilekçesinde vekilin rahatsızlığı nedeniyle süresinde istinaf dilekçesinin verilmediği açıklanıp eski hale getirme talebi olduğu da belirtilerek ek kararın kaldırılması istenildiği, dilekçe ekinde ise 07.07.2025 tarihli herhangi bir kurum onayı bulunmayan tutanak şeklindeki rapora dayanıldığı, davacılar vekili ek karara karşı verdiği istinaf dilekçesinde 10.07.2025 tarihinde sağlık sorununa yönelik semptomların biraz olsun azalmaya başlaması ile bu tarihte sağlık kurumuna başvurduğunu açıklamasına rağmen bu tarihten önce vekil tarafından 09.07.2025 tarihinde ilk istinaf dilekçesinin verilmesi de dikkate alındığında davacının eski hale getirme talebinin yerinde olmadığı, vekilin dayandığı belgenin niteliğine ve dilekçelerin kapsamına göre de eski hale getirme koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz karar harcının iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6110, K. 2026/3620, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6110-e-2026-3620-k-7c08b84b0fa1