Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6038 E. 2026/3292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6038
Karar No
2026/3292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/729 E., 2025/1557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/768 E., 2024/106 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde ... Bilgisayar... Ltd. Şti'nin tasfiye memuru olduğunu, bu şirketin maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 38 89... parsel sayılı taşınmazın davalılara satıldığını, satış bedelinin düşük olup satışın ise muvazaalı olduğu iddiaları ile açılan tapu iptali davası sonucunda tapu kaydı iptal edilerek Tasfiye Halinde ... Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd Şti. adına tesciline karar verildiğini, söz konusu kararda müvekkiline vekalet ücreti ve harçların yüklenildiğini, davalıların müvekkili aleyhine bu karar ve bundan sonra açılacak davalardaki zararları karşılamayı taahhüt ettiklerini, taahhüt çerçevesinde davalılar tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/880 Esas sayılı dosyası ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ödenmişse de yargılama harçlarının ödenmediğini, vergi dairesi tarafından gönderilen ödeme emri sonucu müvekkili tarafından haciz baskısı altında söz konusu karar harcı ve gecikme faizi tutarı olan 168.315,16 TL'nin 31.08.2022 tarihinde ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 168.315,16 TL’nin 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının dosyaya sunduğu anlaşma gibi gösterilen belgeyi kabul etmediklerini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak tek nüsha olarak düzenlediği bu belgede müvekkili şirketin kaşesinin dahi bulunmadığını, belgenin şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, düzenlenen belgenin aynı zamanda muvazaalı olduğunu, davacı bu belgeyi hiçbir zaman kullanmayacağını, emanetteki paranın icra dosyasına ödenmesini izah etmek için kendini korumak için aldığını söylediğini, şirket kaşesi bulunmayan, şirketi temsil yetkisi olmayan kişiler tarafından imzalandığı sabit olan belgeye dayanan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taahhütname ve ibranamedeki imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığı konusunda davalılar tarafından sunulan vekaletnamenin ekindeki ... kayıtlarında, ... şirketinin temsilcisinin ... olduğu ve vekaletnamedeki imzasıyla taahhütname ve ibranamedeki imzasının çıplak gözle dahi aynı olduğunun görülebileceği, davalıların 11.01.2023 tarihli cevap dilekçelerinde de bu imzanın ... tarafından atıldığının kabul edildiği, diğer davalı ... şirketinin temsilcisinin ise ... olduğu ve vekaletnamedeki imzasıyla taahhütname ve ibranamedeki imzasının çıplak gözle dahi aynı olduğunun görülebileceği, bu imzaların şirket isimleri adları altında ve temsilcileri tarafından atıldığının kabul edildiği, belgede davacının açıkça ibra edildiği, tarafların basiretli tacir oldukları, imzalamış oldukları sözleşmenin anlam ve önemini kavrayacak durumda bulundukları dikkate alındığında yanılma durumunun bulunmadığı, ancak bulunsa dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 34.maddesi gereği yanılanın yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri sürülemeyeceği, ayrıca davalıların aldatıldığı veya taahhütname ve ibranamenin muvazaa ile yapıldığına dair dosyaya başkaca bir dosyaya delil de sunulmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 168.315,16 TL'nin 31.08.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen belirtilen kararıyla; taraflar arasında ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/880 E. sayılı dosyasında hükmedilen yargılama giderleri ve yargı harçlarına ilişkin olarak düzenlenen 06.04.2022 tarihli "Taahhüt ve İbraname" başlıklı belgede, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/880 E. sayılı dosyasında hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama harçlarının davalı şirketler tarafından müştereken ödeneceğinin, bu bedellerden dolayı davacının ibra edildiğinin imza ile kabul, beyan ve taahhüt edildiği, her ne kadar davalı tarafça belgedeki imzalara yönelik itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafın belgenin yetkisiz kişilerce düzenlendiği yönündeki savunması ile imzaların muvazaa ile attırıldığı yönündeki savunmasının kendi içinde tutarsız ve birbiriyle çeliştiği gerekçesiyle; istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; imza inkarı karşısında bilirkişi incelemesi yapılmamasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa (6100 sayılı Kanun) aykırı olduğunu belgede müvekkili şirketlerin kaşelerinin bulunmadığını, zararın ve yargılama giderlerinin doğmasının temel sebebinin davacının görevini ağır şekilde ihmal etmesi ve kanunun emredici hükümlerine aykırı işlem yapması olduğunu, irade sakatlığı iddialarının değerlendirilmediğini, bir belgenin hem yetkili olmayan kişilere hem de muvazaalı olarak imzalattırılmış olmasının hukuken mümkün olduğunu, belgenin, davacının tasfiye memuru olarak yaptığı kusurlu işlemden doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yönelik bir "sorumsuzluk anlaşması" niteliğinde olup hükümsüz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, protokole aykırılıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelerin yerinde olmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6038, K. 2026/3292, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6038-e-2026-3292-k-fe5047bc4455