Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5930 E. 2026/3277 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5930
Karar No
2026/3277
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1023 E., 2025/1720 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/633 E., 2023/592 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin takip alacaklısı olduğu ... . İcra Müdürlüğünün 2016/9229 E sayılı icra dosyasında, borçlu şirkete ait işyerinde bulunan ve daha önce ihtiyaten haciz edilmiş olan 1 adet ... Metal Çift Kesim Alüminyum kesme makinası, 1 adet ... Metal Metal takoz kesme makinası, 1 adet ... tek kapılı alüminyum kesim makinası olmak üzere 3 adet ağır makinanın vinç yardımıyla muhafaza altına alındığını, 21.06.2016 tarihli haciz tutanağı ile de sabit olduğu üzere, haciz edilen menkuller için 6 aylık yediemin parası olarak 3.150,00 TL, vinç için 900,00 TL, nakliye için 2.500,00 TL, 7 hamal içinde 1.150,00 TL harcama yapıldığını, borçlunun haksız itirazı nedeniyle icra takibinin kesinleşmesinin çok uzun sürdüğünü, icra müdürlüğünce 25.09.2019 tarihinde yapılan cebri satışta müvekkilinin dosya alacağına mahsuben pey sürdüğünü ve menkullerin müvekkili davacıya ihale edildiğini, 06.11.2019 tarihinde ihale edilen menkullerin müvekkiline teslim edilmesi için talepte bulunulduğunu, ancak yediemin mahallinde söz konusu malların kendisinde olmadığını beyan ettiğini, yediemin tarafından yapılan beyanların hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, söz konusu malların korunmasında icra dairesi görevlilerinin ve yasa gereği davalı Bakanlığın sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin yapmış olduğu 12.000,00 TL masraf ve menkullerin rayiç değeri için şimdilik 50.000,00 TL olmak üzere toplam 62.000,00 TL maddi tazminatın ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Bakanlık yönünden sorumluluk gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, memurun kusurlu bir davranışının bulunmadığını, zarara uğradığını iddia eden davacının yediemin sorumlularına dava açabilecekken olayda sorumluluğu bulunmayan idareye karşı dava açmasının haksız olduğunu, maddi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı İdarenin kusursuz sorumluluğunun söz konusu olmadığı, icra memurlarının hacizli malı yediemin deposuna teslim etmekle yükümlülüklerinin sona erdiği, icra memurlarının görevlerini kötüye kullandıklarına ilişkin bir şikayet ve sonuçlanmış işlemin bulunmadığı, hacizli mallar yediemin deposuna teslim edildiği halde ihale sonrasında, menkulların mahalinde bulunamadığı hususlarının çekişmesiz olduğu, ayrıca ilgili Bakanlığın 17.12.2021 tarihli yazısında lisanslı yediemin depolarının henüz kurulmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 5. maddesinde kusur sorumluluğunun düzenlendiği, bu sorumluluğun gerçekleşmesi için icra ve iflas dairelerinin görevleri ile alakalı olarak olumlu ya da olumsuz bir eylem ya da işleminin mevcut olması ve bu işlemi gerçekleştiren memur tarafından kusurlu olarak icra edilmesi gerektiği, buna göre meydana gelen zararla işlem arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, icra memurların yedieminliğin hukuki anlam ve sonuçlarını yediemine anlatma yükümlülüğü olduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde icra memurlarının kusurunun olmadığı, yedieminin muhafaza hizmetinin eksik yerine getirilmesinden Adalet Bakanlığının sorumlu bulunmadığı, somut olayda icra memurunun yedieminliğin hukuki anlam ve sonuçlarını yediemine anlatma yükümlülüğü kapsamında görevini yerine getirdiği, dava konusu malların haczedilmesinde ve yediemine teslim edilmesi işleminde icra memuruna atfedilecek bir kusurun ispat edilemediği, mahcuz malların yediemin tarafından kaybedilmiş olmasaydı, bunların iadesi sonucu davaya konu zararın doğmayacağının açık olduğu, eş söyleyişle icra dairesi görevlilerinin muhafaza işlemi ile malın iade edilememesi nedeniyle uğranıldığı belirtilen zarar arasında "uygun illiyet bağı" bulunmadığından davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yediemini belirleyen ve ona eşyaları teslim edenin icra dairesi olduğunu, bu nedenle davalı İdarenin kusurunun bulunduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 5. maddesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, İİK m.5 kapsamında Devletin tazminat sorumluluğunun doğması için icra dairesi görevlilerinin kusurlu davranışının bulunmasının gerekmesine, somut olayda haczedilen malların yediemine teslim edildikten sonra kaybolduğunun çekişmesiz olmasına, söz konusu yedieminin, yediemin listesinden seçilmiş olup, icra memurunun yediemine sorumluluğunu hatırlatmak dışında onu denetleme görevinin bulunmamasına, dolayısıyla meydana gelen zararda icra dairesi görevlilerinin kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5930, K. 2026/3277, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5930-e-2026-3277-k-2f5ca406ddca