Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5691 E. 2026/3301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5691
- Karar No
- 2026/3301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1536 E., 2025/1328 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/228 E., 2024/378 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili bankanın ... Organize Sanayi Şubesi ile dava dışı ... Un San. A.Ş. arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırıldığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine asıl borçlu ve kefillere ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasındaki alacağa mahsuben ipotekli taşınmazın müvekkili Banka adına tescil edildiğini, taşınmazın tescili öncesinde icra müdürlüğü tarafından taşınmazın davalı ... Odası 1. Organize Bölgesinde bulunması nedeniyle borcunun olabileceğinin ve borç var ise 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu (4562 sayılı Kanun) gereğince öncelikle ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, davalıya ilgili icra müdürlüğü tarafından yazılan müzekkere neticesinde 1.050.782,65 TL borç bildirildiğini, davalı tarafça bildirilen bu miktarın müvekkili Banka tarafından ihtirazi kayıtla yatırıldığını, davalının 03.08.2016 tarihli yazısı ve eklerinin incelenmesinde aidat borcu dışında birden fazla kalemden oluşan borç (çek senet iade, çevre lab hizmetleri vs) bulunduğunun bildirildiğini ve ayrıca hukuka aykırı olarak yasal faiz yerine başka oranlarda gecikme faizi uygulandığının anlaşıldığını, davalının tahsil edilmesi gereken kalemler dışında dava dışı şirketin diğer borçlarını da müvekkili Bankadan tahsil ettiğini ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.02.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 302.916,89 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin borçlu aleyhine uyguladığı faizin doğru ve yasal olduğunu, Müteşebbis Heyet tarafından gecikme halinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanacağının karara bağlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talimat icra dairesinden taşınmazın bulunduğu Organize Saniye Bölgesine borç sorgusu için 18.07.2016 tarihinde müzekkere yazıldığı, cevabi yazıda 1.048.609,32 TL borç tutarının bildirildiği, 01.08.2016 tarihinde borcun kaynağının sorulması üzerine, 03.08.2016 tarihli cevabi yazıda açıklamaya yer verildiği, 09.08.2016 tarihinde OSB'nin alacağının ödendiği anlaşılmakla, dosya üzerinden aldırılan denetime elverişli bilirkişi kurulu raporunda davacının fazla ödediği bedelin 302.916,89 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 10.000,00 TL’nin ödemenin yapıldığı 09.08.2016 tarihinden itibaren, 292.916,89 TL’nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davanın zamanaşımına uğramadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, 4562 sayılı Kanunun 12. maddesinde sayılan gelirler arasında çek senet iadelerinin bulunmadığı, aynı Kanunun 59. maddesinde de ödemelerin zamanında yapılmaması halinde gecikme zammı uygulanacağının düzenlenmediği, davaya konu edilen ödemeler arasında çek senet iadeleri ve bunların gecikme tazminatının bulunmasına rağmen senetlerde açıklama olmadığı, senetlerin aidat borçlarına ilişkin düzenlendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının kredi kullandırdığı ... Un Sanayi A.Ş. nin müvekkili Organize Sanayi Bölgesi katılımcılarından biri olduğunu, bu şirket ile müvekkili arasında başkaca hiçbir ticari ya da hukuki ilişki bulunmadığını, bölgenin katılımcısı olması sıfatıyla şirketin tüm elektrik, su, doğalgaz, internet, aydınlatma, güvenlik vesair tüm altyapı ihtiyaçlarının karşılandığını ve bu hizmetlerin kendisine fatura edildiğini, şirketin ödemelerini düzenli yapmadığını, borçlarının bir kısmı için vadeli senet verdiğini, senedin vadesi gelince ödenmediğini, buna ilişkin kayıtların Mahkemeye ibraz edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya fazladan yapıldığı ileri sürülen ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sunulan evrak ve mevzuat incelenerek hazırlanmasına, tarafların itirazlarının bilirkişi ek raporunda karşılanmış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.