Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5488 E. 2026/2788 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5488
- Karar No
- 2026/2788
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1340 E., 2025/1333 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2023/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların müvekkiliyle alakalı olmayan ve hükmi şahsiyeti ortadan kalkan ... Köyüne ait 11.06.2016 tarihinden önceki 6.384,00 TL'lik borcu bahane ederek elektrik tedarikini durduracağını bildirmesi üzerine, bu borç müvekkiline ait olmadığı halde ödendiğini, bu durumu fırsat bilen davalıların yine müvekkili ile ilgisi olmayan bir borcu kabul ettirmeye çalıştıklarını, ilk olarak borç müvekkiline ait olmadığından ödeme yapılmadığını, ancak elektriğin kooperatif üyeleri için hayati öneme sahip olmasından dolayı davalı ile 13.03.2018 tarihinde yapılan usul ve yasaya aykırı protokol ile anlaştıklarını ve davalılarca yapılan baskının kaldırıldığını, ancak davalıların bu protokolde belirtilen miktarların ödemesinde gecikme olması üzerine, usul ve yasaya aykırı olarak, uygun yazılı bildirimde bulunmadan 22.08.2019 günü elektriği keseceklerini şifahen müvekkiline haber verdiklerini, müvekkilinin kullanımı ve aboneliği 11.06.2016 tarihinde başladığından önceki borçtan sorumlu olmayacağını ileri sürerek; davalıların, müvekkiline ait 4...8 tesisat nolu elektrik aboneliğine yaptığı müdahalenin menine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının söz konusu borcu kabullendiğini ve sunduğu taksitlendirme dilekçesinin müvekkili tarafından uygun görüldüğünü, protokoller çerçevesinde 2018 yılından itibaren kısmi ödemeler yapıldığını, davacının ödemede sıkıntı yaşadığı noktada tekrar protokol yapıldığını, davacının borcunu ödemekten kaçmak için kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, ayrıca tedbir başvurusu tarihi itibari ile tesisatın enerjisinin kesik olmadığını, davacının işbu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, söz konusu kaçak elektrik tüketim borçlarının bulunduğu tesisatın 11.06.2016 tarihinden öncesi de dahil olmak üzere öteden beri ... Köyünün tarımsal sulamalarında kullanılmakta olup; halen dahi kullanımın bu şekilde devam ettiğini, müvekkili tarafından kesilen elektriğini Yönetmeliğe aykırı şekilde açılıp kullanılması nedeniyle kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiğini, kaçak elektrik tahakkuklarından doğan bedellerin ödenmemesi nedeniyle birçok takip başlatıldığını, müvekkilinin ilgili yönetmelikler uyarınca borçlarını ödemeyen abonelerinin elektriklerini kestiğini ve bunun mevzuat gereği olduğunu, aynı mahkemede açılmış başka davalar da bulunmakta olup derdestlik itirazları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme, 13.03.2018 tarihli protokol, fatura, kaçak elektrik tüketim tespit tutanakları ve tahakkuk evrakları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu bilimsel ve teknik verilere uygun hüküm kurmaya elverişli kök bilirkişi raporlarıyla; "... görevlileri tarafından 40082246 88... ... nolu tesisatlar için düzenlenmiş toplam 8 adet kaçak elektrik tespit tutanağı çerçevesinde davacının davalıya olan toplam borcunun 299.344,21 TL olduğu" hususunun tespit edildiği, dolayısıyla davacı Kooperatifin davalı şirkete borçlu olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, öte yandan aboneliğin kesileceğine yönelik davalı tarafından dava tarihi ve öncesine ait davacıya gönderilmiş herhangi bir ihbarname bulunmadığı gibi davalının elektrik aboneliğine müdahale edeceğine ilişkin iddianın mevcut dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, kaldı ki davacının borcu sebebiyle sözleşme kapsamındaki elektrik iletimine son verilmesi hususunun mevzuata uygun olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 05.01.2016 tarihli kaçak tutanağı ve sonrasında tutulan kaçak tutanak bedelinin tahsili için başlatılan icra takipleri ile ilgili önce 18.03.2018 tarihli Protokolün, daha sonra revize edilerek 21.05.2019 tarihli Protokolün imzalandığı, 6. protokoller kapsamında taksitlerin bir kısmının ödendiği, davacının icra takiplerine konu ilk kaçak tutanak tarihi olan 05.01.2016 tarihinden kaçak tahakkuk hesabı yapılan geriye dönük 1 yıllık sürede aktif olduğunun görüldüğü, dava konusu elektrik tesisatının büyük alanlı tarım arazilerinin su ihtiyacını karşıladığı ve davalı tarafından 2013 yılında enerjisi kesilen trafonun Kooperatif haricinde kullanılmasının mümkün olmadığı, kaçak tutanağından hemen sonra davacı Kooperatif başkanının borcu kabul ederek elektrik tesisatına abone olduğu göz önüne alındığında, davacının 05.01.2016 tarihinde dağıtım sistemine müdahale ederek şirket bilgisi dışında kaçak elektrik kullandığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, dosya kapsamında davalı tarafından davacının elektriğinin kesileceğine dair gönderilmiş bir ihbarnameye rastlanılmadığı, kaldı ki kaçak elektrik kullandığı dosya kapsamı ile sabit olan davacının elektriğinin davalı tarafından kesilmesinin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; talebin müdahalenin önlenmesi istemine ilişkin olduğunu, buna rağmen menfi tespit ve muarazanın giderilmesi olarak değerlendirildiğini, dava konusu yapılan abonelik ve müvekkili Kooperatifin kullanımının 11.06.2016 tarihinde başladığının resmi belge ile sabit olduğunu, ancak davalının bir kısım alacak taleplerinin 11.06.2016 tarihinden öncesine ait olup müvekkilinin kullanmadığı bedelleri talep ettiğini, 13.03.2018 tarihli ödeme protokolünün yetkisiz dağıtım şirketince, yapıldığı tarihte hayatiyeti bulunmayan köy tüzelkişiliği ve müvekkili Kooperatifi temsile yetkili olmayan kişilerce, müvekkilinin kullanımından önceki borçlar ve 3.kişi adına tutulan tutanaklar dayanak tutularak borçların tahsili için elektrik kesme tehdidi ile imzalattırılan bir protokol olup, yasa gereği bu usulsüz protokolden müvekkilinin hukuken sorumlu tutulamayacağını, 06.04.2023 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı kaldırılmış olunduğundan, müvekkilin varlığı kabul edilen toplam 34.645,79 TL borcunun yatırdığı teminattan kesilerek davalıya ödenmesine ilişkin talepleri hakkında Mahkemece bir karar verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ait elektrik aboneliğine yapıldığı ileri sürülen müdahalenin meni istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davacı tarafça müdahalenin meni talep edilmişse de dava tarihi itibariyle davaya konu aboneliğe müdahale edildiğinin ispatlanamadığının, ayrıca davacı Kooperatifin, davalı şirkete borçlu olduğunun, davacının bu borcu sebebiyle sözleşme kapsamındaki elektrik iletimine son verilmesi hususunun mevzuata uygun olacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.