Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5272 E. 2026/2786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5272
- Karar No
- 2026/2786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1262 E., 2025/1422 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/751 E., 2025/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ile imzaladığı sözleşme sonucu müvekkilinin Perakende Satış Sözleşmesi kapsamında Sanayi Abone Grubu içerisine alınarak indirimli olarak elektrik kullandırıldığını, davalının Sanayi Sicil Belgesi süresinin 17.02.2017 tarihinde bittiği gerekçesi ile tek taraflı olarak müvekkilini indirimli gruptan çıkarıp zamlı tarifeye geçirdiğini, Sanayi Sicil Belgesinin bitimine 2 ay kala, tedarikçinin, müşteriye, sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağını yazılı olarak bilgilendirmekle yükümlü olduğunu, ancak davalının 2018 Şubat ayında müvekkiline hiçbir ihbar yapılmadan zamlı ticarethane tarifesine geçirildiğini bildirerek 17.02.2017-Şubat 2018 tarihleri arasındaki fiyat farkı olan 45.000,00 TL'nin tahsilini istediğini, müvekkilinin bu tutarı ödemek zorunda kaldığını, ayrıca Şubat 2018 ile Şubat 2019 yılları arasında elektrik bedelini de zamlı olarak ödediğini, müvekkilinin 2019 Ocak ayında almış olduğu yeni sanayi sicil belgesini davalıya ibraz etmesi üzerine tekrar sanayi abone grubuna geçirildiğini ileri sürerek; müvekkilinden haksız yere alınmış olan ödemelerden şimdilik 85.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.12.2020 tarihli dilekçesi ile taleplerini 115.804,06 TL'ye çıkarttıklarını, bu miktarın ödeme tarihinden (45.224,90 TL'sinin 14.02.2019 tarihinden, diğer ödemelerin ise fatura ödeme tarihleri) itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının sanayi sicil belgesinin süresinin 29.04.2017 tarihinde bittiğini, müvekkili tarafından usulüne uygun olarak ihtarda bulunulmuşsa da davacının 30 gün içerisinde yeni bir sanayi sicil belgesi ibraz etmediğini, bu nedenle 29.05.2017 tarihinde davacının abone tarifesinin sanayi grubundan ticarethane grubuna dönüştürülmesi ve faturalandırmanın da bu tarife üzerinden yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporuyla, davalı şirketin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacı şirketin 29.04.2017 tarihinde süresi dolan sanayi sicil belgesini yasal mevzuat gereği 30 gün içinde vize ettirmesi gerektiği, 19.06.2017 tarihinde vize ettirmesi nedeniyle, vize ettirme süre sonu dönem faturası başlangıç tarihi olan 04.06.20 17... .06.2017 tarihleri arasında sanayi abone grubundan faydalanma hakkının bulunmadığı, 04.06.20 17... .06.2017 arası ticarethane abone grubu ile sanayi abone grubu arasındaki fark faturası düzenlenebileceği ve bunun 1.427,72 TL olduğu, davacının 45.224,90 TL tutarındaki faturadan 1.427,72 TL'nin mahsubu ile 43.797,18 TL ve Şubat 2018 ile Şubat 2019 arası fazladan tahsil edilen 70.579,16 TL olmak üzere toplam 114.376,34 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren usulüne uygun temerrüt ihtarı bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 114.376,34 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde davacının ... isminde bir çalışanının olmadığının, davalı tarafça usulüne uygun bildirim yapılmadığının anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporuna göre davacıdan 114.376,34 TL fazla tahakkuk yapıldığının belirlendiği, yapılan araştırma ve alınan bilirkişi heyet raporuna göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının sanayi sicil belgesinin vize süresinin 29.04.2017 tarihinde bittiğini, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler Ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esasların 3/2. maddesi gereği müvekkili şirket tarafından 21.01.2017 tarihinde bilgilendirme yapıldığını, bu bildirimin 31.01.2017 tarihinde davacı şirkete iadeli taahhütlü tebligat ile tebliğ edildiğini, şirket çalışanı ...'un bu tebligatı aldığını, tebligatı alan ... isimli kişinin mutlaka bulunması gerektiğini, ancak bu husustan bir çok araştırma talepleri bulunmasına rağmen dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesinden kaynaklı fazla ödendiği iddia edilen fatura bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece; davalı tarafından davacıya gönderilen bilgilendirme tebligatının usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğine dair yeterli araştırmanın yapıldığı, tebligatı alan ...'un davacı şirket çalışanı olmadığının tespit edildiği, bu durumda davalının usulüne uygun bildirim yapmadığı ve hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.