Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14498 E. 2026/3257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14498
- Karar No
- 2026/3257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2901 E., 2025/1643 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 61. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2023/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde 03.01.2002-05.04.2008 tarihleri arasında 6 yıl 3 ay kadar sigortasız olarak çalıştırıldığını ileri sürerek sigorta başlangıç tarihinin 03.01.2002 olarak tespiti ile eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı .... ve .... .... .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının 05.04.2008-10.02.2021 tarihleri arasında davalı şirkete ait ... sicil numaralı iş yerinden çalışmalarının bildirildiği, bu çalışmaların 2020/4-2021/1. aylar arasında kalan kısmı için kısa çalışma ödeneği kapsamında bildirim yapıldığı, iş yerinin 18.01.1995 tarihinde kanun kapsamına alındığı, bordro tanıklarının ve komşu iş yeri tanıklarının beyanlarının alındığı, dava konusu dönemde ve kısa çalışma çalışma ödeneği ile bildirim yapılan dönemde geçen çalışma iddiasının ispat edilemediği, davacının iddialarını doğrulayan davacı tanıklarının kayıtlı tanıklar olmadığı anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; 1.Mahkemenin ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 2.Davalının akrabaları ya da söz konusu yargılamaya ilişkin olarak hiçbir bilgiye sahip olmayan tanıkların beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 3.Alacak davasına ilişkin arabuluculuk görüşmelerinde müvekkilinin 19 yıllık kıdeminin müvekkiline ödendiğini, yani 03.02.2002 yılından 10.02.2021 tarihine kadar tam zamanlı olarak davalı şirkette çalıştığının davalı tarafından da kabul edilerek kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, 4.2006 yılında, bankaların sadece maaşlı çalışan insanlara kredi kartı verdiği dönemde başvurduğu banka kredi kartının müvekkilinin iş yeri adresine (davalıya ait iş yerine) gönderilmiş ve bu kredi kartının müvekkili tarafından davalıya ait iş yerinde imza karşılığı teslim alınmış olduğunu, ancak bu hususun Mahkemece araştırılmadığını, 5.Yargılamanın özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmediğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.