Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4638 E. 2026/2781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4638
- Karar No
- 2026/2781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/94 E., 2025/449 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait sayacın arızalı ve doğru ölçüm yapmaması nedeniyle 30.06.2016 tarihinde değiştirildiğini, daha sonra 2016/7 ve 2016/8 dönemlerine ilişkin tüketim miktarları baz alınarak geriye dönük olarak 2015/7-2016/6 dönemlerine ilişkin ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, Yönetmelik hükümlerine göre aynı döneme ait sağlıklı geçmiş dönem tüketimlerinin esas alınması gerektiğini, müvekkiline ait otelde elektrik tüketiminin en yüksek olduğu Temmuz ve Ağustos ayı tüketimlerinin esas alınarak geriye dönük olarak tüm bir yıla uygulanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca Yönetmelik hükümleri gereği eksik tüketim kaydedilen dönem birim fiyatları uygulanması gerekirken faturanın düzenlendiği Kasım 2016 dönemi birim fiyatı ile ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, geriye dönük 12 ay için ayrı ayrı hesap yapılması gerekirken 12 ay için tek bir hesaplama yaparak fatura düzenlediğini ileri sürerek; miktarın belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş; 19.06.2018 tarihli dilekçesiyle talebini 537.532,07 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya ait sayacın değiştirilmesi ve sayaca müdahale edilemeyecek şekilde kapatılmasından 2 ay sonra yapılan kontrolde tüketimin bariz şekilde arttığının tespit edildiğini, 01.07.2015- 30.06.2016 tarihleri arası ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, yeni takılan sayacın 30.06.2016-31.08.2016 arası tahakkuklarının doğru kabul edilerek esas alındığını, davacının 2015 Ağustos ayında işletmeye başladığını, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli kararıyla; davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 09.11.2023 tarihli ilamı; somut uyuşmazlıkta; davalı elektrik şirketi tarafından davacının sayacına ilişkin yapılan incelemede, hatalı ölçüm yapılan dönemlerde eksik tüketim tespit edilmesi üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 14. maddesine göre ek tahakkuk faturası düzenlendiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde de söz konusu maddeye göre işlem yapıldığının bildirildiği, buna karşın aynı Yönetmeliğin 26. maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımına ilişkin işlem ve tahakkuk yapılmadığı, Derece mahkemelerince ise; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı tarafından gerçekleştirilmeyen kaçak elektrik kullanımının esas alındığı ve bu yönde kaçak elektrik kullanımı kabul edilerek gerekçe oluşturulduğu, İlk Derece Mahkemesince; davacıya ait sayacın doğru tüketim kaydetmediği belirlenmekle, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 14. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraflarca getirilme ilkesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ticarethanesinde kaçak ve usulsüz elektrik kullanımından dolayı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 14. maddesinin birinci fıkrası a,b, (1-2-3) maddeleri hükmüne göre sayacın eksik kaydettiği 301.650 kwh tüketimden olayı 220.604,28 TL ek tahakkuk bedelinden sorumlu olduğu, ancak davacının davalı şirkete 537.535,23 TL toplam yaptığı, fazladan yaptığı ödeme miktarının 316.930,95 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının, davaya konu 453.815,50 TL bedelli faturanın, 233.211,22 TL'lik kısmından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacının işbu faturadan dolayı davalı tarafa yaptığı fazla ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan raporda yapılan hesaplamanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava tarihinde yürürlükte olan mülga Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 14/1-c bendinde yer alan düzenlemeye göre hesaplama yapılması gerektiğini ancak davaya konu olayda; geçmiş dönemlerde sağlıklı olarak ölçülmüş tüketim bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin turizm sektöründe faaliyet göstermekte olup mevsimsel olarak belirli dönemlerde yoğun tüketim yaptığını, Yönetmeliğin 14/2 bendi uyarınca faturaya esas sürenin doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde 90 günü geçmemek kaydı ile sayaç değiştirme tarihi ile sayaç son endeks okuma tarihi arasındaki günlerin esas alınması gerektiğini, dava konu olayda sayaç değiştirme tarihi 30.06.2016 olup önceki son okuma tarihinin 28.05.2016 olduğunu, bu durumda 14/2 maddesi uyarınca davalı 28.05.2016 - 30.06.2016 tarihleri için 14/1-c bendi uyarınca ek tahakkuk yapabileceğini, raporda müvekkili şirketin turizm sektöründe faaliyet gösteren bir otel işletmesi olduğu gözardı edilerek rapor tanzim edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; hükme esas alınan raporun dosyada bulunan diğer raporlarla çelişkili olduğunu ve bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, 29.08.2016 tarihli tutanakta açıkça belirtildiği üzere, sayacın önündeki şeffaf camın kırık olduğu, gerilim ve akım trafoları ile sayaç arasındaki sigortalı ayırma klemenslerine müdahale edilebilecek bir durumda bulunduğu ve sayaç mühürlendikten sonraki tüketimlerin bariz şekilde arttığının tespit edildiğini ancak bu tutanağın değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından düzenlenen ek tahakkuk faturasından borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın ortaya çıktığı dönemde yürürlükte olan Yönetmeliğin ''Sayacın hiç veya doğru tüketim kaydetmemesi halinde tüketim miktarının tespiti'' başlıklı 14.maddesi; (1) Sayacın, tüketicinin kusuru dışında herhangi bir nedenle; a) Hiç tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde varsa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması alınarak geçmiş dönem tüketimleri hesaplanır ve fatura edilir. b) Doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde, 1) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın sayaç dışı bir unsurdan kaynaklanması ve bunun dağıtım şirketince yerinde yapılan incelemede, teknik olarak tespit edilmesi durumunda bu tespit dikkate alınarak, 2) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın elektrik sayaçları tamir ve ayar istasyonlarında teknik olarak tespit edilmesi durumunda söz konusu tespit dikkate alınarak, 3) (1) ve/veya (2) numaralı alt bentlerde düzenlenen tespitin bulunmadığı durumlarda; varsa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak, hesaplama yapılır ve fark tüketiciye iade veya fatura edilir. c) (a) ve (b) bendinde belirtilen hallerde, geçmiş dönemlerde sağlıklı olarak ölçülmüş tüketimleri bulunmayan ve mevsimsel olarak belirli dönemlerde yoğun tüketim yapılan tarımsal sulama, yazlık mesken, turizm sektörü gibi kullanım yerlerinde, benzer özelliklere sahip kullanım yerlerinin tüketimleri dikkate alınarak geçmiş dönem tüketimleri bu madde kapsamında hesaplanır ve (a) bendi kapsamında tüketiciye fatura edilir, (b) bendi kapsamında ise fark tüketiciye iade veya fatura edilir. Bu çerçevede, kullanım yerindeki elektrik enerjisi tüketim miktarını etkileyebilecek değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle, bir sonraki yılda aynı döneme ilişkin olarak tüketicinin tüketimi ile bu fıkra kapsamında hesaplanan tüketim miktarı arasında ortaya çıkan farkın tüketici lehine olması halinde fark, nihai yıl tarifeleri dikkate alınarak tüketiciye iade edilir. Aksi durumda ise fark aynı şekilde hesaplanarak tüketiciye fatura edilir. (2) Faturaya esas süre, doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde on iki ayı geçemez. Söz konusu bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde ise, faturaya esas sürenin başlangıcı olarak, son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi esas alınır. Ancak bu süre hiçbir şekilde doksan günü geçemez.'' şeklindedir. Uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında açıkça, davacıya ait sayacın doğru tüketim kaydetmediği hususunun belirtildiği, bu durumda özellikle davacı şirketin turizm sektöründe faaliyette bulunduğu gözetilerek yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 14/1-b,c bentleri ve aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hesaplama yapılması gerektiği, Yönetmeliğin 14/2. maddesinde ''90 günü geçemez'' ibaresi yer almakta olup; hükme esas alınan raporda bu süre daha az tespit edilmiş olmasına rağmen sürenin 90 güne tamamlanarak hesaplama yapılmasının uygun olmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince; tarafların rapora itirazları doğrultusunda çelişkiyi giderir şekilde rapor alınarak ve mevzuat hükümlerinin doğru şekilde uygulanıp uygulanmadığı denetlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Yargıtay denetimine elverişli olmayan rapor hükme esas alınarak karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.