Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5382 E. 2026/2395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5382
- Karar No
- 2026/2395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/659 E., 2025/1510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1139 E., 2024/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ile imzalanan 17.04.2018 tarihli içme suyu kaynağı kira sözleşmesi kapsamında, davalıya yıllık kira bedeli karşılığında 2 lt/sn su kullanım hakkı verildiğini, ancak yapılan tespitlerde davalının sözleşmede belirlenen miktarın üzerinde 3,42 lt/sn su kullandığının belirlendiğini, bu nedenle fazla kullanım bedeli ile kira bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme faizinin tahakkuk ettirildiğini, davalının yalnızca güncellenmiş kira bedelini ödeyip bakiye borcu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, fazla su kullanımının söz konusu olmadığını, su borusu üzerine takılı debimetrenin dış etkenlerden arıza yapabildiğini, müvekkilinin debimetreye tek başına müdahalesinin yasak olduğunu, debimetrenin arızalandığının davacıya bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan içme suyu kaynağı kira sözleşmesine aykırı olacak şekilde davalı tarafça fazla su kullandığının ileri sürülmesi üzerine, sözleşmenin (21.) maddesi uyarınca fazla kullanım bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ancak yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda söz konusu fazla kullanım iddiasını doğrulayan teknik ve objektif bir tespitin bulunmadığı, ayrıca sözleşmenin ilgili maddesi gereğince fazla kullanımın yetkili makamlarca usulüne uygun şekilde doğrulanması gerekirken yalnızca davacı idare personelince düzenlenen tespit tutanağına dayanıldığı, bu nedenle 06.05.2019 tarihli tutanağın tek başına ispat gücü bulunmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının fazla kullanım iddiasını hukuken geçerli delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının kira borcunu sözleşme hükümleri kapsamında zamanında ödemediğinin, bu sebeple davacının gecikme faizi talep etme hakkının bulunduğunun, yapılan ödeme mahsup edildikten sonra davalının gecikme zammı olarak 9.207,65 TL işlemiş faiz borcunun kaldığının tespit edildiği, denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davacının kira bedeli yönünden bakiye faiz alacağının kabulü gerektiği, yine taraflar arasındaki sözleşmede kiralanan kaynak suyu miktarının 2 lt/sn olduğu, sözleşmenin (21.) maddesi gereğince debideki artış miktarının kiracıdan tahsil edileceği, debideki artış sebebiyle işletmeye alınan fazla suyun kiracı tarafından bilerek kullanması halinde ise sözleşmeye göre hesaplanacak bedelin on katı oranında para cezası verilmesi kararlaştırıldığı, dolayısıyla debide artış yaşanması ve bu hususun idareye bildirilmemesi halinde kiracının artıştan sorumlu tutulacağının anlaşılmakta olduğu, bunun için artan debinin işletmede fiilen kullanımının zorunlu olmadığı, nitekim sözleşme hükmü ile kaynak suyunun verimli kullanılmasının amaçlandığı, artan debinin bilinçli olarak işletmede fiilen kullanılması halinin ise maddenin devamında ayrıca yaptırıma bağlandığı, bu sebeple hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmadığı, öte yandan sözleşmenin (27.) maddesine göre kiracının ölçüm yapan debimetreyi İdarenin belirleyeceği yere kurmakla yükümlü bulunduğu, bu durumda debimetrenin kurulduğu yerin tarafların ortak iradesiyle tespit edildiği, fazla kullanımın tespitine kadar davalı kiracının debimetrenin kurulduğu yerin hatalı olduğuna yönelik bir itirazının da bulunmadığı, bu haliyle fazla kullanımın tespitinde debimetredeki değerlerin esas alınması gerektiği, 14.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda fazla kullanım bedelinin usulünce belirlendiğinin tespit edildiği, fazla kullanılan su bedelinin kira sözleşmesindeki veriler oranlanarak belirlenmesi karşısında bilirkişi raporunun somut olayla uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (27.) maddesi uyarınca debimetrenin davacı İdarenin göstereceği uygun noktaya müvekkili tarafından yerleştirilmesi gerekirken, debimetrenin hatalı konumda tesis edildiğinin 13.11.2023 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, bu hatalı yer seçiminin ölçüm sonuçlarını sağlıksız hale getirdiğini, ayrıca aynı raporda ve dosyaya sunulan yeminli mali müşavir raporlarında davalının sözleşmeye aykırı fazla su kullanımının bulunmadığının ortaya konulduğunu, sözleşmenin (21.) maddesi gereğince ancak yetkili makamlarca doğrulanmış ve kiracının isteği dışında meydana gelen debi artışlarının fazla kullanım sayılabileceği halde somut olayda bu şartların gerçekleşmediğini, debimetrede zaman zaman meydana gelen arızaların dış etkenlerden kaynaklandığını ve davacının hatalı yer tespitinden doğan ölçüm sonuçlarına dayanarak fazla kullanım iddiasını ispatlayamadığını, fazla su tüketiminin müvekkilinin kullanımından kaynaklanmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalının kira borcunu sözleşme hükümleri kapsamında zamanında ödemediğinin tespit edilmesine, sözleşme ile debideki artış miktarının kiracıdan tahsil edileceğinin kararlaştırılmasına, debimetrenin kurulduğu yerin tarafların ortak iradesiyle tespit edilmesine ve fazla kullanımın tespitine kadar davalı kiracının debimetrenin kurulduğu yerin hatalı olduğuna yönelik bir itirazının bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.