Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5356 E. 2026/2466 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5356
- Karar No
- 2026/2466
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1248 E., 2025/1355 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/595 E., 2023/301 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin burun tıkanıklığı ve daviasyon şikayetlerinin tedavi edilmesi ile burunda estetik yapılması için davalı şirket adına kayıtlı olan ... Hastanesi'ne başvuru yaptığını ve hastanede doktor olarak çalışan davalı ... tarafından muayene edildiğini, davalı doktor tarafından müvekkiline tedavi ve estetik maksadıyla birçok müdahalede bulunulduğunu, müvekkilinin 3 kez ameliyat edildiğini, davalılar tarafından yapılan tüm müdahalelere ve operasyonlara rağmen müvekkilinin şikayetinin geçmediğini, müvekkilinin dikişlerinde iltihaplanmalar oluştuğunu, müvekkiline vaat edilen burun ile cerrahi müdahale sonrasında ortaya çıkan burun arasında ciddi farklılıklar olduğunu, müvekkilinin nefes almakta zorlandığını, müvekkilinin tüm bu durumları davalılara bildirdiğini ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin davalıların kendisi ile ilgilenmemesinden dolayı ... Hastanesi'nde ve ... Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ayrıca muayene olarak sağlık problemlerinin geçmesi için yoğun uğraş verdiğini, müvekkilinin burnundaki şikayetlerin geçmesi ve estetik açıdan istediği konuma gelebilmesi için başka hastanelerde çalışan birçok doktor ile de görüştüğünü ancak doktorların müvekkilinin burnunu geçirmiş olduğu operasyonlardan dolayı kötü vaziyette olduğunu, bu hali ile burna müdahale edemeyeceklerini, müdahale etseler bile burnun eski halini almasının dahi zor olduğunu, müvekkilinin maruz bırakılmış olduğu hastane masraflarının ve ilaç masraflarının müvekkilinin rahatsızlığının giderilerek şikayetlerinin son bulması için ilave olarak yapılması gereken masraf tutarlarının ve müvekkiline vaat edilen burunun estetik olarak yapılabilmesi için gerekli olan masrafların hesaplanarak davalılardan karşılanmasının gerektiğini, müvekkilinin davalılar nezdinde tedavi ve operasyon geçirdiği süreç başta olmak üzere halen devam edecek şekilde şiddetli elem, acı ve ızdırap duyduğunu, duymaya devam ettiğini, müvekkilinin nefes almakta zorlanıyor olması ve ağrılarının artmış olması nedeniyle müvekkilinin aylarca uyumakta zorlandığını, psikolojisi bozulan müvekkilinin aylarca dışarıya çıkamadığını, yaşama sevincinin azaldığını, karamsar bir kişiliğe büründüğünü, müvekkilinin aynaya dahi bakmak istemediğini ileri sürerek; müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi için 300.000,00 TL, maddi zararının giderilmesi için 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili; davacının maddi ve manevi zararlarını kanıtlamak zorunda olduğunu, taleplerinin tamamen temelsiz olduğunu, davacının illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, davacının herhangi bir gelir kaybına uğramadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; müvekkilinin davacıya burun estetiği ameliyatının tüm olumlu ve olumsuz yönlerini detaylıca anlatarak onam formlarını aldığını, ilk ameliyattan sonra 2. hatta 3. ameliyatların gerekebileceği, bunlardan da hiçbir ekstra ücret alınmayacağının üstüne basa basa söylendiğini, ilk ameliyatın başarılı geçtiğini, ameliyat sırasında alınan resimlerin davacı ile de paylaşıldığını, davacının ilk ameliyat sonrası memnuniyetini dile getirdiğini, sonraki süreçte burun ucunda bir miktar düşme olduğunu iddia etmesi ve görüntüden memnun kalmadığını belirtmesi üzerine davacının kendi isteği ile tekrar ameliyata alındığını, yeniden düzeltme yapıldığını, davacıya bu sürecin olabilme ihtimalinin de daha önce belirtildiğini, son olarak ise yeniden yapılan burnun davacı tarafından tekrar düştüğü iddia edilince ve davacının burnunun daha kalkık olmasını istemesi üzerine 3. ve kökten bir ameliyat yapıldığını, ameliyat sırasında çekilen öncesi ve sonrası fotoğrafların davacı ile paylaşıldığını, ilk yapılan ameliyat her ne kadar başarılı olsa da davacı ameliyat sonrası burnundan memnun olmadığını beyan etmesi üzerine müvekkilinin iyiniyet göstererek tekrar bir 2. ve 3. düzenleme ameliyatları gerçekleştirdiğini, ameliyatların hiçbirinde davacının gözünde şişlik ve morluk olmadığını, davacının bütün bu aşamalarda kendisi ile ilgilenilmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, hem ameliyat sürecinde hem de ameliyat sonrasındaki süreçte davacı ... ile yakından ilgilenildiğini, davacı ile sürekli iletişim halinde bulunulduğunu, sorduğu tüm soruların titizlikle cevaplandığını, davacının vaat edilen burun ile cerrahi işlem sonrasında ortaya çıkan burun arasında ciddi farklılıklar olduğu iddasının ve operasyon sonrası bu durumları müvekkiline bildirmesine rağmen netice alamadığı iddiasının tamamen kurgudan ibaret olduğunu, davacının şikayetlerinin geçmesi için ve burnunu estetik açıdan istediği konuma gelebilmesi için başka hastanelerdeki doktorlarla görüştüğü ve doktorların davacıya burnunun geçirdiği operasyonlar yüzünden kötü vaziyette olduğunu söylediği iddiasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı birden fazla ameliyat olduğu için psikolojik şikayetler yaşadığını belirtmişse de davacıyı memnun etmek için müvekkili tarafından hiç bir ekstra ücret alınmadan yapılan ameliyatlar için psikolojik şikayetler yaşadığını söylemesinin kurgudan ibaret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, ameliyat öncesi riskleri anlatan onam formlarını imzaladığı ve mevcut risklerden haberdar olduğu, uygulanan tıbbi girişimlerin Kulak Burun Boğaz uzmanı bir hekim tarafından tıbbi endikasyonlar dahilinde yapıldığı, estetik ve fonksiyonel burun ameliyatı sonrası revizyon ameliyat gerekliliğinin doğabildiği ve ilgili hekimin mevcut sorunu düzeltebilmek adına hastayı iki kez daha ameliyat ettiği, son ameliyatından sonra burun ucunda görülen yara ve açılmanın ameliyat komplikasyonu olduğu, tüm bu nedenlerle yapılan tıbbi müdahalelerin tıp biliminin kurallarına uygun olduğu, davalıların herhangi bir tıbbi ihmal veya kusurunun olmadığı yönünde mahkememizce kanaat oluştuğu, tüm bu hususların bilirkişi raporları ile sabit olduğu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve olay dolayısıyla davalılara atfedilecek kusur bulunmadığı bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli, hukuki denetime uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; eksik ve yetersiz bilirkişi incelemesine dayanılarak hüküm kurulduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, komplikasyonun öngörülüp önlenebilir nitelikte olup olmadığının tartışılmadığını, doktorun müdahalesinin hatalı olduğunu, raporlara itirazlarının dikkate alınmadığını, davacıya uygulanan estetik müdahalenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ancak taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hatalı nitelendirildiğini, davacının sağlığına kavuşamadığını ve estetik açıdan vadedilen görüntüye ulaşamadığını, onam formlarının aydınlatılmış rıza içermediğini, formun ameliyattan kısa bir süre önce imzalatıldığını ve davacının içeriği hakkında bilgilendirilmediğini, komplikasyonun yahlış yorumlandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karara esas alınan bilirkişi raporlarından; davacıya uygulanan tıbbi girişimlerin kulak burun boğaz uzmanı bir hekim tarafından tıbbi endikasyonlar dahilinde yapıldığı, estetik ve fonksiyonel burun ameliyatı sonrası revizyon ameliyat gerekliliğinin doğabildiği ve ilgili hekimin mevcut sorunu düzeltebilmek adına davacıyı iki kez daha ameliyat ettiği, son ameliyatından sonra burun ucunda görülen yara ve açılmanın ameliyat komplikasyonu olduğu, tüm bu nedenlerle yapılan tıbbi müdahalelerin tıp biliminin kurallarına uygun olduğu, davalı hekimin herhangi bir tıbbi ihmal veya kusurunun olmadığının anlaşıldığı, aydınlatılmış onam hususunda ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise; basit yargılama usulüne tabi davada dava dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların sonradan ileri sürülmüş olmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun sonradan ileri sürülmesinin iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.