Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5353 E. 2026/1958 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5353
Karar No
2026/1958
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/715 E., 2025/1315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2025/103 E., 2025/129 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının avukat olduğunu, müvekkilinin, ablası olan ... ile birlikte .... Noterliğinin 08.12.2021 tarih ve ... yev. nolu vekaletnamesi ile ahzu kabz yetkisi hariç olmak üzere davalıya avukatlık vekaletnamesi verdiklerini, davalının özen ve sadakat yükümlülüğüne, meslek kurallarına, hukuka ve kanunlara, müvekkilinin vermiş olduğu talimatlara ve vekaletnamedeki yetkilere aykırı hareket etmesi neticesinde de müvekkilinin, davalı tarafı 14.10.2022 tarihinde haklı olarak azlettiğini, bunun üzerine davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıyı haklı nedenle azletmiş olduğundan herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin esas ve yoğunlukla takip ettiği dosyalar davacının annesi ... ’a ait olduğundan, haksız azil sonucu müvekkilinin avukat vekalet ücret ve masraf alacakları için icra takibi başlattığını, ancak bu takip, sadece davacının annesi olan ... aleyhine açılacakken her nasılsa sehven çocukları olan ... ve ...’ın da borçlu olarak eklendiklerini, müvekkilinin dava konusu icra takibi dosyasından davacı ... ve kardeşi ... açısından feragat ettiğini, dolayısıyla bu davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başlatılan takibe konu miktardan davacı yönünden dava açıldıktan sonra feragat ettiğinden ve dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine (maktu vekalet ücretinin yarısı olan) karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı alacaklı tarafın dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken İcra Müdürlüğüne sunduğu 12.05.2023 tarihli dilekçesi ile davacı hakkındaki dava konusu icra takibinden feragat edildiğini bildirdiği ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı, dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT 6.m. uyarınca davacı lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği ancak davacı tarafın istinafında yarı oranda vekalet ücreti talep etmiş olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği yarı oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş; karar, davacı ve davalı vekili tarafıdan temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalının kötüniyetli takip başlattığını bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek sehven hata yapılarak davacı aleyhine takip başlatıldığını bu nedenle de hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince vekâlet ücreti ve kötü niyet tazminat talebine ilişkin değerlendirmelerinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5353, K. 2026/1958, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5353-e-2026-1958-k-36125c9d3ac3