Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4859 E. 2026/4063 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4859
- Karar No
- 2026/4063
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1302 E., 2025/1266 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/531 E., 2025/336 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnş. Ltd. Şti ile davacı vekilince temyiz edilmekle, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat....'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... İnş. Taah. Paz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş. (...) arasında düzenlenen 26.11.2011 tarihli iki adet sözleşmeyle, davalı şirketten 216.800,00 TL bedelle 2 adet dubleks mesken satın aldığını, bu daireler için 25.000,00 TL peşinat ve bakiye borç için için senetler düzenlenerek davalı şirkete verildiğini, konutların 24 ay içinde teslimi kararlaştırıldığı halde bugüne kadar teslim edilmediğini, hatta birçok blokların inşaatına dahi başlanmadığını, inşaatın tamamlanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bugüne kadar satış bedelinin 153.650,00 TL'lik kısmını ödediğini, ödenmeyen 25 adet senedin davalı tarafta bulunduğunu, davalı....inin senetleri diğer davalı ... İnş. Taah. Nak. Elek. Ltd. Şti'ye (...) ciro ettiğini ve ödenmeleri için banka aracılığıyla ihbarname gönderildiğini ileri sürerek; iki adet sözleşmenin haklı sebeplerle feshinin tespitine, 25 adet senetin ayrı ayrı iptaline, bu senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin müvekkiline iadesine, ayrıca dava konusu yapılan ve yukarıda belirtilen senetlerin tamamının ödenmesinin men'ine ve tahsilden men edilmesine, ciro edilmesinin, protestoya konu edilmesinin ve ihtiyati haciz ve icra takibine konu edilmesinin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili davanın reddini istemiş; diğer davalı dava dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalı ...'ye verilen senetlerin tüketici senedi olduğu ve sadece tüketiciyi bağlayacağı, nama yazılı şekilde düzenlenmesi gerektiğinden ve ciro edilemeyeceğinden söz konusu senetlerin emre yazılı şekilde düzenlenmiş olduğundan geçersiz olacağı ve 3. kişilere karşı da ileri sürülebileceği, 3. kişilerin bu senetlere karşı iyi niyetinin korunmadığını, sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde inşaatın bitmediği ve bitme ihtimalinin olmadığından iki adet sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme uyarınca tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduğundan davacı tarafından davalıya ödenmiş olan 194.300,00 TL’nin davacıya iadesinin gerekli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 26.11.2011 tarihli Kocaeli .... Konutları Konut satın alma talep ve taahhüt formu sözleşmesinin feshine, 194.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 28.09.2014-28.09.2015 tarihleri arasında düzenlenen 2.550,00 TL bedelli 06.08.2021 tanzim tarihli 13 adet senedin; 28.10.2015-28.09.2016 tarihleri arasında düzenlenen 2.500,00 TL bedelle 26.11.2011 tanzim tarihli 12 adet senet olmak üzere 1'er ay aralar ile sıralar şeklinde düzenlenen toplam 25 adet senet yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Mahkemece her ne kadar davacı ödemelerinin tamamından davalı ... sorumlu tutulmuşsa da, davalı şirketin 26.11.2011 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığından dolayı bu davalının sorumluluğunun ancak kendisine ciro edilip bedeli davacıdan tahsil edilen senet miktarlarıyla sınırlı olması gerekeceği, davacının davalı ...’a iddia edildiği kadar ödeme yaptığı belli olmamakla birlikte bu şirketçe 45.900,00 TL ödeme alındığı kabul edildiğine göre davalı ...’ın bu miktar yönünden sorumluluğuna karar verilmesi gerekeceği, ifa olanağının ortadan kalktığı tarihle dava tarihi arasında 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin de dolmadığı, davanın zorunlu arabuluculuk düzenlemesini içeren 7251 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce açılmış olması nedeniyle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile, 26.11.2011 tarihli Kocaeli .....Konutları Konut satın alma talep ve taahhüt formu sözleşmesinin feshine, 194.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... firmasının sorumluluğu 45.900 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 28.09.2014 -28.09.2015 tarihleri arasında düzenlenen 2.550,00 TL bedelli 06.08.2021 tanzim tarihli 13 adet senedin ve 28.10.2015-28.09.2016 tarihleri arasında düzenlenen 2.500,00 TL bedelli 26.11.2011 tanzim tarihli 12 adet senet olmak üzere 1'er ay aralar ile sıralar şeklinde düzenlenen toplam 25 adet senet yönünden davacının davalılara (davalı ... firmasının sorumluluğunun 4.8.2014-30.12.2015 tarihleri arasında düzenlenen 2.550,00 TL bedelli 18 adet toplamda 45.900,00 TL miktarlı senetlerle sınırlı olmak kaydıyla) borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalıladan ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili; talep dışında karar verildiğini, talep edilen kısım yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini, arabulucuk dava şartı gerçekleştirilmeden dava açıldığını, müvekkili şirketin inşaat sözleşmesinin tarafı olmayıp, senetleri ciro yolu ile temlik alan şirket olduğundan husumet itirazları bulunduğunu, müvekkili şirketin dava konusu senetleri dava dışı şirketten ciro yolu ile temlik aldığını, davaya konu senetlerin müvekkili şirketin alacaklarına karşılık olarak diğer davalı şirket üzerinden başka cirantalara ve onlardan da müvekkili şirkete ciro edildiğini, iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, son hamilin iyiniyetli olduğu yönünde karine bulunduğunu, müvekkili şirketin iyiniyetli üçüncü şahıs olması ve taraflar arasındaki ilişkinin tarafı olmaması sebebiyle, yargılama giderlerini ve avukatlık ücretini ödemeye mahkum edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı vekili; satış sözleşmesinin ve taksitli ödemelere dair senetlerin tanzim tarihi itibari ile yürürlükte bulunun 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (4077 sayılı Kanun) gereği senetlerin sadece nama yazılı olarak düzenlenebileceğini, aksi halde kambiyo sendi geçersiz olduğundan davaya konu senetlerin ciro yolu ile devri de geçersiz olacağından, ciro alan davalı.....ın müvekkilinin uğradığı zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinin ev satın aldığı projeye davalı ... tarafından başlanılmış olup daha sonra ise ... Ltd. isimli şirkete, ardından da ... şirketine inşaatın devredildiğini, ancak bu şirketlerin edimlerini yerine getirmeyerek inşaatı tamamlamadığını, mahkemece bu hususta gerekli araştırmalar yapılmadığını, ......ın davaya konu inşaat işini yerine getirmek üzere işin yüklenicisi olduğundan davaya konu senetleri aldığını, denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesap edilecek miktarın ödenmesi konusunda müteselsil sorumluluğu bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taksitle satış ile imzalanan adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin feshi, ödenen bedellerin iadesi ile verilen senetlerin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. 1. Davaya konu sözleşmelerin tarihleri itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 06.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanunun 6/A maddesi, "taksitli satışlarda sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödenmesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde kambiyo senedi geçersizdir." düzenlemesini getirmiştir. Bilindiği gibi emre yazılı senetler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 647, 6 48... . maddelerinde yazılı esaslar dahilinde devredilebilir. Buna karşılık nama yazılı senetlerin, zilyetliğin devri yanında alacağın temliki sonuçları doğuracak şekilde devredilmesi gerekir. ......yazılı senette hak sahibi olmayan bir kimseden iyiniyetle devir alındığı gerekçesiyle iktisap mümkün değildir. Somut olayda; dava konusu senetlerin taksitli konut satışına ilişkin olarak 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanunun 6/A maddesinin yürürlüğe girdiği 14.06.2003 tarihinden sonra düzenlendiği, Yasanın bu amir hükmüne göre dava konusu senetlerin her bir taksit için ayrı ayrı nama yazılı olarak düzenlenmesi gerekirken emre muharrer olarak düzenlendiğinden geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalı satıcı adına düzenlenen senetler nama yazılı düzenlenmediğinden, davacının, davalı satıcı ile olan temel ilişkiden kaynaklanan def'ileri senedi elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı da ileri sürebilmesinin mümkün olduğu, esasen Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmesinin de bu yönde olduğu, ancak senetler kanun gereğince yalnız tüketici yönünden geçersiz olduğundan tüm senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Kabule göre de; Mahkemece sözleşmenin feshine karar verilmiş ise de, davacı ile davalı satıcı şirket arasında 2 adet sözleşme düzenlendiği ve bu sözleşmelere istinaden davacı tarafından satıcı şirkete peşinat ödenip kalan bakiye için senetler düzenlendiği ve bu sözleşmelerin dava dilekçesi ile feshinin talep edildiği anlaşılmış olup bu durumda 2 adet sözleşmesinin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Bozma sebebine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 40.00,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi