Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1715 E. 2026/4433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1715
- Karar No
- 2026/4433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/520 E., 2025/2146 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/407 E., 2023/453 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 15.01.2013-31.01.2019 tarihleri arasında ... Kiralama AŞ (...Şirketi) bünyesinde çalıştığını, 01.02.2019 tarihinde davalı Türkiye Cumhuriyeti ...Bankası AŞ'ye (Banka) geçtiğini, davacının son çalıştığı şube müdürünün davacıya adeta düşmanca davrandığını, küçük gördüğünü, sürekli olarak ezdiğini, defolup gitmesini söylediğini, bu nedenle davacının istifa dilekçesi yazmak zorunda kaldığını, esasen istifa iradesi olmadığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının 15.01.2013-31.01.2019 tarihleri arasında ...Şirketi bünyesinde, 01.02.2019-27.07.2022 tarihleri arasında ise davalı Banka bünyesinde çalıştığını, istifa eden davacının tazminat talep etmeye hakkı olmadığını, iddiaları kabul etmediklerini, istifa öncesinde davacının sözlü beyanına itibar edilerek yer değişikliği teklif edildiğini ancak davacının kabul etmediğini, fesih haksız olduğundan karşı davaları gereğince ihbar tazminatı talep ettiklerini beyan ederek asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları uyarınca davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığı, mobbinge (psikolojik taciz) ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmiş, karşı dava yönünden ise karşı davanın 2 haftalık yasal cevap süresinden sonra açıldığı tespit edildiğinden süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dilekçesinde psikolojik taciz nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiği ileri sürülmüş ise de, bu iddianın da kanıtlanamadığı, davacının 27.07.2022 tarihli istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini sona erdirdiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı, karşı davanın süresinde açılmadığından reddi kararının isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece istifa dilekçesinin geçerli olup olmadığı, istifa iradesinin var olup olmadığının incelemesi gerektiğini, davalı Bankanın dâhi istifa gerekçesine dayanmadığını, davacının Banka şube müdürünce defol git denilerek istifaya zorlandığını, bunun üzerine istifa dilekçesi verdiğini, istifa iradesi bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona erip ermediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.