Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1736 E. 2026/1138 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1736
Karar No
2026/1138
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/307 E., 2025/480 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/159 E., 2024/248 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Yozgat İli, ... İlçesi, ... Mah, 353 ada, 19 parselde bulunan taşınmaz davacının dedesi ...'ya ait iken, satış yoluyla davacı ve davacının abisi ...'e geçtiğini, taşınmaz malikleri tarafından davalıya 17.02.2017 tarihinde vekalet verildiğini, davalının vekaletnameye dayanarak taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşme ile arsa sahiplerine on daire ve bir iş yeri verileceğinin kararlaştırıldığını, on daireden bir dairenin davacının dedesi ...'ya, bir dairenin davalıya, iki dairenin müvekkilinin vefat eden diğer amcasının çocukları ve eşine ait olmak üzere dört dairenin paylaşımı konusunda anlaştıklarını, geri kalan altı daire ile bir iş yerinin müvekkili ve abisine ait olmasına rağmen davalı tarafça taşınmazların devrinin yapılmadığını, davalının vekâlet yetkisini kötüye kullanarak taşınmazları üçüncü şahıslara sattığını, anlaşmaya aykırı olarak kendi üzerine fazladan bağımsız bölüm aldığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını belirterek müvekkiline devredilmeyen üçüncü kişilere satılan iki dairenin ve bir işyerinin %50 bedelini davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında vekalet yetkisi sona erdiğinden müvekkilinin davada taraf olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, dava konusu taşınmazın malikinin ... olduğunu, malik ...'nın iradesine uygun olarak dairelerin paylaşımının gerçekleştirildiğini, taşınmazın ... tarafından davacıya muvazaa suretiyle devir edildiğini, vekalet akdinin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazlar davacı adına tescil edilmediklerinden davalı tarafından vekil sıfatıyla satılmalarının söz konusu olmadığı, davalının yükleniciye yaptığı devrin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde düzenlendiği, dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından davacı 13 yaşında iken tapuda satış suretiyle devir edildiği, davacının yüklenici tarafından dava dışı ... adına kat irtifakı kurulması hususunda yasal hakların kullanıldığı yolunda bir iddianın ileri sürülmediği, sözleşmeye konu taşınmazın ... tarafından davacıya muvazaalı devredildiği, davacının davasını ispat edememiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın hukuki niteliği itibariyle vekâlet yetkisinin kötüye kullanılmasından kaynaklı alacak talebine ilişkin olduğunu, 02.01.2018 tarihli davalı ve dava dışı yüklenici ile olan anlaşmada müvekkilinin hakkı olduğunu, bu belgenin aksi sunulmamasına rağmen yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1736, K. 2026/1138, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1736-e-2026-1138-k-f4ccc5532c7d