Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4782 E. 2026/1861 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4782
Karar No
2026/1861
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/163 E., 2025/1176 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tutak Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/9 E., 2023/10 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dedesi ...'nin vefat ettiğini, vefatla ile birlikte mirasçısı olan annesinin mirastan pay sahibi olduğunu, taşınmazların müvekkiline ve diğer mirasçılara yasal miras payı oranında intikaller olduktan sonra müvekkilinin annesinin kardeşi olan davalıya miras işlemlerinin daha kolay ilerletilmesi gerekçesini öne sürerek ve müvekkilinin annesinin babasını kaybetmesinin verdiği üzüntüyü de fırsat bilerek kendine geniş yetkiler veren bir vekâletname düzenlettiğini, müvekkilinin annesinin 09.06.2020 tarihinde vefat ettiğini, davalının kötü niyetli olarak vekâletname aldığını ve taşınmazları devrettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL maddi tazminatın vekaletnamenin verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin, davacının annesine hissesine düşen parayı fazlasıyla ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'nin ölümünden sonraki dönemde davalının miras işlemlerinin daha kolay ilerletilmesi amacıyla davacının annesinden vekâletname aldığı, tanık beyanlarında ise ...'ya muristen kalan yerlerin satımı ile ilgili ödeme yapıldığı, haliyle vekalet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, davacının dayısı olduğunu, muristen intikal eden taşınmazların, ...'nın davalıya vermiş olduğu vekaletname ile 3. kişiye devredildiği, vekalet veren ile davalının kardeş olması nedeniyle ödemenin tanık ile ispatlanabileceği, aynı zamanda mirasçı olan tanık ...'in taşınmazların kan parası olarak verildiğini, karşı taraftan 200.000,00 TL cüzi bir para alındığını, bundan davacının annesi dahil herkesin haberdar olduğunu, herkese yaklaşık 30.000,00 TL verildiğini ve kardeşler arasında paylaşıldığını beyan ettiği, mirasçı olan tanıklar ... ve ...'nın da benzer şekilde beyanda bulunduğu, davacının eşi, kayınvalidesi ve kayınpederinin tanık olarak dinlenildiği, beyanların duyuma dayandığı, mevcut delil durumuna göre davacının iddiasını ispatlayamadığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı tarafın müvekkilinin annesinin vermiş olduğu vekâleti kötüniyetli olarak kullandığını, dinletilen tanıklar ve sunulan delillerle birlikte davalı tarafın kötü niyetli davranarak müvekkilinden ve diğer mirasçılardan vekalet aldığını, dinlenen tanıkların beyanında davalı tarafın vekaletnameyi kullanarak miras konusu taşınmazı sattığı ve müvekkilin annesine satımdan elde ettiği parayı ödemediğini, dinlenen tanıkların beyanları ile davalı tarafın vekaletnameyi kötü niyetle kullandığı ve müvekkile ödeme yaptığına dair delil sunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden, mirasbırakan ...'nın 09.06.2020 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi ... ile evlatları ..., ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı anlaşılmuştır. Terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca mirasçılardan bir tanesinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların davada muvafakatlerinin sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği tartışmasızdır. Mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi hukuki nedenlere dayalı miras payı oranında açılan davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/4 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin açıklanan şekilde DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4782, K. 2026/1861, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4782-e-2026-1861-k-5566a6332fb2