Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4577 E. 2026/1864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4577
- Karar No
- 2026/1864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1486 E., 2025/1096 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2023/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı şirketin, “... Hastanesi” unvanıyla sağlık alanında ticari faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin akdedildiğini, davalı Kurum tarafından farklı branşlarda tedavi gören hastalar için cezai şart işlemi uygulandığını, haksız yere uygulanan cezai şart işleminin iptalinin gerektiğini ileri sürerek; davalı Kuruma borçlu olunmadığının tespitine, dava konusu cezai şart işlemleri bedellerinin davalı Kurum tarafından tahsil edilmesi halinde yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 2018 yılında Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin imzalandığı, davalı Kurum tarafından davacıya cezai işlem uygulandığı, davacı tarafın cezai işlemin yerinde olmadığını iddia ederek iptalini talep ettiği, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davalı Kurum tarafından davacı hastane aleyhine 10.08.2021 tarihli işlem ile uygulanan 8.000,00 TL, 05.08.2021 tarihli işlem ile uygulanan 12.848,90 TL, 21.05.2021 tarihli işlem ile uygulanan 1.900,06 TL ve 14.07.2021 tarihli işlem ile uygulanan 20.000,60 TL tutarındaki cezası işleminin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, davalı Kurum tarafından davacı hastane aleyhine 14.11.2019 tarihli işlem ile uygulanan 16.336,66 TL kesinti işlemi yönünden ise, davacı hastane tarafından bu kesinti işlemine istinaden davalı Kuruma itiraz edildiği, itirazı sonucunda davalı Kurum tarafından kesinti bedelinin davanın açıldığı tarihten sonra 30.09.2021 tarihinde davacıya iade edildiği gerekçesiyle; davalı Kurum tarafından davacı hastane aleyhine 14.11.2019 tarihli işlem ile uygulanan 16.336,66 TL kesinti işleminin iptali talebi yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı Kurum tarafından davacı hastane aleyhine 10.08.2021 tarihli işlem ile uygulanan 8.000,00 TL, 05.08.2021 tarihli işlem ile uygulanan 12.848,90 TL, 21.05.2021 tarihli işlem ile uygulanan 1.900,06 TL ve 14.07.2021 tarihli işlem ile uygulanan 20.000,60 TL tutarındaki cezası işleminin iptali talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili, yeni bir rapor alınması ve tanık dinletilmesi talebinin gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 16.336,66 TL tutarındaki cezai şart işlemi ile ilgili olarak davalı Kurumca iade edilen 22.584,73 TL tutarın kesinti tarihi olan 27.11.2019 tarihinden iade tarihi olan 30.09.2021 tarihine kadar işleyecek ticari faizinin davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, hastaların mevzuatta tanımlanan acil hali sona erdikten sonra ilave ücret alınabileceğini ve özel hizmetlerden ücret alınmasında mevzuata aykırı bir yön olmadığı hakkında alınmış emsal kararlar bulunduğunu, dava dışı hasta yakını ...’nın ücret iadesi alabilmek için şikayet dilekçesinde bu şekilde beyanda bulunmasının mümkün olduğu gözetilerek hastanın kendisinin yeminli tanık olarak dinlenmesi talep edilmiş ise de, hastanın davalı Kuruma sunmuş olduğu şikayet dilekçesindeki soyut iddiaların dikkate alındığını, adı geçen hekim tarafından işlemleri yapılan hastaların sağlığına kavuştuğunu, hastane tarafından davalı Kuruma fatura edilen malzemeler ile ilaçların kullanıldığını ve işlemlerin gerçekleştirildiğini, hastayı sağlığına kavuşturan sağlık hizmetlerinin ücretinin ödenmemesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davanın açılmasına sebebiyet verenin davacı olduğunu, dava konusuz kaldığından davanın reddine karar verildiğinde Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı Sağlık Hizmeti Sunucusu hakkında uygulanan cezai şart nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı Kurumca uygulanan cezai şarta ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlanmasına ve Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olmasına, davanın açılış tarihi itibarıyla tarafların haklılık durumu ile davanın açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiği hususunda yapılan değerlendirmenin, buna bağlı olarak haklılık durumuna göre yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.