Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3949 E. 2026/1222 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3949
Karar No
2026/1222
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1123 E., 2025/1379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/241 E., 2021/572 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 75.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davalının babası ...ile 2014 yılı başında ...Konut Yapı Kooperatifi tarafından inşa edilen ve müvekkiline ait bağımsız bölümün 75.000,00 TL’ye satışı konusunda yapılan sözleşme kapsamında ...’ın 29.01.2014 tarihinde müvekkiline 75.000,00 TL havale ettiğini, havalenin karşılığı olarak müvekkilinin de 75.000,00 TL bedelli, tanzim tarihi, vade tarihi ve alacaklı kısmı boş olan senedi verdiğini, Kooperatif inşaatı bitirdiğinde kooperatife birlikte verdikleri dilekçenin akabinde müvekkilinin kooperatif hissesinin 17.11.2014 tarihinde ... adına tescil edildiğini, bununla senedin bedelsiz hale geldiğini, müvekkilinin taşınmazın devrinden sonra senedin iadesini talep etmişse de ...’ın senedi iade etmeyip davalıya verdiğini, davalının da bedelsiz senedi takibe koyduğunu, bu nedenle müvekkilinin takip konusu senet dolayısıyla borçlu olmadığını, davalı ve babası hakkında şikayeti üzerine savcılık tarafından soruşturma başlatıldığını, senedin verildiği tarihte zorunlu unsurları bulunmadığından eksik bononun söz konusu olduğunu, böyle bir senedin sonradan doldurulmasının senedin tahrif edilmesi anlamına geldiğini, davalının senedin 05.01.2016 tanzim tarihi 01.04.2016 vade tarihi , alacaklı, yetkili mahkeme kısımlarının müvekkilin rızası dışında doldurduğunu ileri sürerek müvekkilinin senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, senet bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; süresi içinde davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; dava konusu senedin 75.000,0 TL bedelli, 05.01.2016 düzenleme tarihli ve ... düzenleme yeri, ödeyecek kısmında davacı ... isim, tc no ve adres kısımları doldurulmuş ve imzalanmış, davalı ... emrine düzenlenmiş senet olduğu, dava konusu senedin davalının babası ile davacı arasındaki taşınmaz devrine ilişkin davalının babasına alacaklı kısmı ve tarih kısmı boş bırakılarak verilen teminat senedi olarak verilen senet olduğuna dair bir ibare olmadığı, savcılık hazırlık dosyasından alınan davalı ifadeleri, ceza dosyasından alınan davalı ifadelerinden dava konusu senedin teminat senedi olmadığını, davacının iddialarını kabul etmediği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, ispat yükünün davacıya ait olup yazılı delil sunamadığı, iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde yazılı delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği, ... 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/484 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan' takibe konu yapılan 05.01.2016 tanzim ve 01.04.2016 vade tarihli "bedeli nakden ödenmişti" kaydı içeren, borçlusunun davacı, alacaklısının davalı olduğu senetteki el yazılarının davacı, davalı veya davalının babası ...olmak üzere aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte ilgi ve irtibata rastlanılamadığı şeklindeki tespit'' içeren 29.11.2017 tarihli kriminal rapor ve tapu kayıtlarının yazılı delil başlangıcı oldukları, buna göre davacı tanıklarının beyanları kapsamında davacının iddiasını ispatlamış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına davanın kabulüyle ... 33. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı icra takip dosyasında takibe konu yapılan senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, bir belgenin yazılı delil başlangıcı sayılabilmesi için kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olması gerektiğini, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunun veya tapu belgelerinin yazılı delil başlangıcı olmadığını, kaldı ki söz konusu bilirkişi raporunun senetteki yazıların taraflara ait olmadığının tespit edildiğini ve müvekkilinin lehine olduğu için ceza yargılaması sonucunda müvekkilinin beraat ettiğini, aynı raporun mahkemece yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibinden dolayı İİK m.72 kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir. Delil başlangıcı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202. maddesinde iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge olarak tanımlanmış ve yazılı delille ispatı gereken hallerde bulunması halinde tanık dinlenilebileceği öngörülmüştür. Somut olayda takibe konu bononun teminat olarak verildiğini iddia eden davacının bono bedeli dikkate alındığında bunu yazılı delille ispatlaması gerekir. (HMK m.190,200 ) Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ile davalının babası hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan yürütülen kamu davasında alınan ve senetteki vade tarihine ve lehtarın adına ilişkin yazıların davacı, davalı ve davalının babasının mukayese yazıları ile uyumlu olmadığına yönelik tespit içeren 29.11.2017 tarihli kriminal raporun ve tapu kayıtları delil başlangıcı olarak kabul edilmişse de; bu belgeler bononun teminat amacıyla verildiğini muhtemel göstermediği gibi davalı veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş bir belge de olmadığından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi hukuka aykırıdır. Davacının başkaca bir yazılı delil yahut delil başlangıcının olmamasına ve miktar itibarıyla dava konusu hukuki ilişkinin tanıkla ispatının mümkün bulunmamasına göre davacının davasını ispatlayamadığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hata edilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3949, K. 2026/1222, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3949-e-2026-1222-k-0b5ce3f0beff