İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1409 E. 2026/562 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1409
Karar No
2026/562
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1409 Esas KARAR NO : 2026/562 Karar

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 14/07/2026 KARAR TARİHİ : 14/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 14/07/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafça, müvekkilİ aleyhine .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden, 18.04.2022 tanzim ve 18.09.2022 vade tarihli, 1.500.000 TL bedelli kambiyo senedine (bono) dayanılarak icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak yapılan senet nedeniyle müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında senedin düzenlenmesini gerektirecek, bedelini haklı kılacak hiçbir ticari veya şahsi temel hukuki borç ilişkisi mevcut olmadığını, söz konusu senetin tamamen bedelsiz olduğunu, davalının var olmayan bir borcu, sırf elindeki senede dayanarak tahsil etmeye çalışması açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi derdest olduğunu, müvekkilinin mal varlığı üzerinde telafisi imkânsız zararların doğmasını engellemek adına ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, sayın Mahkemenizce belirlenecek teminat mukabilinde, .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu nedenlerle; öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, İİK m. 72/3 gereğince takdir edilecek teminat (%15'ten aşağı olmamak üzere) mukabilinde, .... İcra Dairesinin 2024/... E. sayılı dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı davalarının kabulü ile; müvekkilinin .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen 18.04.2022 tanzim tarihli 700.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilerek, haksız ve mesnetsiz icra takibinin iptaline karar verilerek, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 14/07/2026 tarihli cevap dilekçesi ile; davayı kabul ettiklerini, bu yönde karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyasına konu 18/04/2022 tanzim, 18/09/2022 vade tarihli ve 1.500.000,00TL bedelli bono nedeniyle müvekkili davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından Uyap üzerinden mahkememize sunulan 14/07/2026 tarihli dilekçe ile haklarında açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. Davaya konu somut olayda, mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği nitelikte bir dava olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308. maddesinde, "Davanın Kabulü"nün, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olarak tanımlanmış, 309 ve 311. maddelerinde ise; feragat ve kabulün hüküm ifade etmesinin, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı ve kesin hükmün sonuçlarını doğuracağının düzenlendiği anlaşıldığından davanın, davalı yanın kabul beyanı kapsamında kabulüne ve ayrıca karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. Maddesinde yer alan; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme kapsamında, kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğinden, davada kendisini vekil aracılığı ile temsil ettiren davacı yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleriyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine ve yine 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. Maddesinde yer alan; “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü kapsamında harç alınmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Davacının 18/04/2022 tanzim tarihli, 1.500.000,00TL bedelli, 18/09/2022 ödeme tarihli senet nedeni ile davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Alınması gereken 34.155,00TL harçtan, peşin alınan 25.616,25TL harcın mahsubu ile bakiye 8.538,75TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinden bırakılmasına, 4-Tarafların vekalet ücreti talepleri olmadığından, vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00TLnin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 7-Kararın ilgili İcra Müdürlüğüne bildirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan incelemede tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/07/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1409, K. 2026/562, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1409-e-2026-562-k-580578905bac