Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3684 E. 2026/566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3684
Karar No
2026/566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1123 E., 2025/1252 K. DAVA TARİHİ : 09.11.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1949 E., 2022/198 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin ... Toki Konutları inşaat alanında bulunan ... seri nolu kartlı su sayacı abonesi olduğu, Belediye personelince 26.07.2015 tarihinde yapılan inceleme sonucunda su sayacının sökülerek yerine ara borusu takılmak suretiyle sayaçsız şekilde su tüketildiği ve yangın hydrant vanasından 1,5” boru ile bağlantı yapılarak parsel alanı içerisindeki yeşil alanda su kullanıldığı iddiası ile tutanak tutulduğunu, 28.07.2015 tarihli ve 2015/553 Karar nolu Encümen Kararında müvekkili şirket hakkında kaçak su bedelinin toplam 268.845,35 TL olarak karara bağlandığını, çim alanının 11.000 m² olduğu, 2000+3000+3000+3000 m² olarak dört fazda tamamlandığı ve tutanak tarihine kadar iki günde bir sulandığını, 1 m² çim için 10 TL su gerektiğini, çim sulaması için gerekli olan su miktarının toplam 1040 m² olduğunu, birim fiyatının 36,30 TL üzerinden değil normal şantiye suyu birim fiyatı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, kaçak suda en yüksek su tarifesinin 3 katı cezalı şekilde hesaplama yapılacağı şeklindeki hükmün yazılmamış sayılması gerektiğini ileri sürerek, davalı idareye 266.625,73 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı şirketin kaçak su kullandığının tutulan tutanak ile sabit olduğunu, tahakkuk ettirilen faturanın da yasal mevzuata ve Encümen kararına uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 15.03.2022 tarihli heyet raporuna göre davacının 1.762,49 m³ kaçak su kullandığı, Su Abone Sözleşmesi ve 2015 Mali Yılı 2. Dönem Gelir Tarifesi gereği yapılan hesaba göre davacının toplam 70.486,42 TL davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 206.139,302 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın özel hukuk sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının kaçak su tüketimi sabit olmakla birlikte gerek ceza yargılaması sırasında gerek hukuk yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu, kaçak kullanım miktarının dosyaya kazandırılan 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda isabetli olarak belirlendiği, Mahkemece 2015 Mali Yılı 2. Dönem Gelir Tarifesi uyarınca kaçak su bedelinin 'en yüksek satış fiyatının 3 katı' olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bu belirleme çerçevesinde re'sen yapılan hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davacının kaçak su kullanımının tespit edildiğini, davanın tümden reddedilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen bedelden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ve taraf denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3684, K. 2026/566, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3684-e-2026-566-k-113178a61247