Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3560 E. 2026/530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3560
- Karar No
- 2026/530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/273 E., 2025/810 K. DAVA TARİHİ : 15.06.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/76 E., 2024/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının 05.12.2019 tarihinde davalıya ait 20... plaka sayılı aracın satışı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin Samsun ilinde aracı teslim aldığını, anlaşma gereği müvekkilinin yetkilisi olduğu .... Meyve Gıda Ürünleri Nak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait toplamı 210.000,00 TL olan 5 adet çekin davalıya teslim edildiğini ve aracın bedelinin ödendiğini, araç sözleşme tarihinden itibaren müvekkili tarafından kullanımda olsa da çeşitli sebeplerle müvekkili adına tescil edilemediğini ileri sürerek; davanın kabulü ile aracın müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise, davalıya araç alım bedeli için ödenen 215.000,00 TL'nin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davacıya ödenmesini talep etmiş; 21.05.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; talebini 215.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı; davanın ticari nitelikte olduğunu, arabuluculuk dava şartının tamamlanmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, çiftçilik yaptığını ve davacı ile aralarında üzüm alımı satımı konusunda ticaret olduğunu, davacının bir süre önce 20... plakalı aracı beğendiğini ve almak istediğini, aracı aldıktan sonra çek göndereceğini söylediğini, ancak taahhüt ettiği çekleri göndermediğini, dava dilekçesinde seri numaraları ve bedeli belirtilen çeklerin davacının daha önce almış olduğu üzümlerin ödemesi olduğunu, aralarındaki yazılı anlaşma gereği aracın bedeli olarak 210.000,00 TL'de anlaşıldığının belirtildiğini, oysa dava dilekçesinde araç bedeli olarak verildiği iddia edilen çeklerin bu anlaşmada yer almadığını, davacı tarafından yazılı anlaşma olarak dosya kapsamına sunulan belgenin aslının sunulması gerektiğini, fotokopiyi kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 05.12.2019 tarihli ve adi yazılı araç satışına ilişkin sözleşme aslı ibraz edilmemiş ise de taraflar arasında aracın satışı ve bedelin çekle ödeneceği yönünde anlaşmaya varıldığı, aracın davacıya teslim edildiği ve bir müddet onun kullanımında kaldığının davalının da kabulünde olduğu, geçersiz sözleşmeye istinaden davacının tescil talebinde bulunamayacağı, dava dilekçesinde bildirilen dört adet çekin davacının temsilcisi olduğu dava dışı şirket tarafından keşide edilerek davalıya verildiği ve davalı tarafından tahsil edildiği sabit ise de, taraflar arasında araç satışı dışında üzüm alım satımına yönelik hukuki ilişki bulunduğu ve davalıdan alınan üzüm bedellerinin çekle ödendiği, davalının dilekçede belirtilen çeklerin alınan üzümlere karşılık verildiğini, araç bedeli için vaad edilen çeklerin verilmediğini savunduğu, davacı tarafça alınan üzümlere karşılık başka çekler verilmiş ise bu yönde hiçbir açıklama yapılmadığı ve bilgi verilmediği, davalı tarafça itiraza uğrayan adi yazılı sözleşme aslının ibraz edilmediği, kaldı ki sözleşmede de çek bilgilerinin bulunmadığı, bedelin ödendiğine dair davalı tarafa yemin de teklif edilmediği, mevcut koşullarda davacının bedel talebinin de reddi gerektiği gerekesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; araç bedelinin ödendiği konusunda ispat yükü davacı tarafta olup, davacı tarafça dayanılan sözleşme aslının sunulamaması ve miktar itibariyle tanık dinlenilmesinin mümkün bulunmaması ile gerekçe içeriğine göre başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının hem sözleşmede kararlaştırılan araç bedelini aldığının hem de aracın devrini yapmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, müvekkilinin davalının oyalamaları nedeniyle aracın adına tescil ettiremediğini, müvekkilinin ödemeler için çekleri teslim ettiğini, davalının da hiçbir sorun olmadan bu çekleri tahsil ettiğini, dosyada müvekkil lehine toplanmış başkaca deliller mevcut iken tüm bunların gözardı edildiğini, dosyada dinlenen tanıkların beyanlarının da müvekkili desteklediğini, davalının süreç içerisinde sürekli olarak tahsil ettiği bedellerin araç satışına ilişkin olduğunu inkar etmesi nedeniyle yemin teklif edilmediğini, üzüm satımından kaynaklı ticaret iddiasının davalıya ait olduğunu, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği açık olup; davalının defterlerinde bu bedelde bir üzüm satışı olmadığının görüldüğünü, ispat yükü yer değiştirdiğinden, çeklerin üzüm alımı nedeniyle teslim edildiğini davalının ispatlaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı araç satış sözleşmesi sebebiyle tescil, olmadığı taktirde ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı, taraflar arasında düzenlenen adi yazılı araç satış sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin davalı tarafça tahsil edilen dört adet çekle ödendiğini ancak aracın adına tescil edilmediğini ve bedelin de iade edilmediği ileri sürmüş, davalı ise tahsil edilen dava konusu çeklerin araç bedeli olarak değil taraflar arasındaki üzüm ticareti nedeniyle satın alınan üzümlerin bedeli olarak verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Bu hali ile davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (çek ile ödeme yapıldığını) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü davacıdadır. Somut uyuşmazlıkta; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesinde belirtilen parasal sınır dikkate alındığında iddianın kesin delille ispatı gerektiği, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını yasal delillerle ispat edemediği, yemin deliline de başvurmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.