Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3350 E. 2026/505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3350
- Karar No
- 2026/505
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/675 E., 2025/626 K. DAVA TARİHİ : 14.09.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/232 E., 2024/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının ablasının oğlu olan ve odaya kayıtlı olarak emlakçılık yapan davalının, davacıya gelerek "çok güzel ve uygun 3 adet gayrimenkul var onları sana satın alıyorum, çok kısa süre içinde yüksek fiyata satarım çok kâr edersin" demesi üzerine, davacının davalıya gayrimenkulleri satın alması için vekâletname verdiğini, talebi üzerine 3.000.000,00 TL taşınmaz bedeli ile 100.000,00 TL tapu alım satım harç ve masraf bedelini 27.12.2021 tarihinde davalının banka hesabına gönderdiğini, daha sonra tapu dairesine gittiğinde davalı tarafından davacı adına vekaleten alınan taşınmazlar için toplamda tapu harç ve masrafları için 6.884.39 TL ödendiğini öğrendiğini, ayrıca taşınmazların satın alındığı dava dışı kişiden taşınmazların 3.000.000,00 TL'ye değil, 2.500.000,00 TL'ye satışının yapıldığını öğrenmesi üzerine, davacının fazladan alınan taşınmaz satış bedeli ve tapu harç giderleri toplamı olan 593.115,69 TL'yi talep etmesine karşın davalı tarafından iade edilmediği gibi bu amaçla başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek; davalının takibe itirazın iptali ile devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, beyan dilekçesiyle; daha önce davacıya bugünkü değeri 50.000 Amerikan Doları olan 100.000,00 TL ödünç verdiğini, aradan geçen zamana rağmen davacının ödünç aldığı parayı vermediğini, davalının davacıya dava konusu taşınmazı 2.500.000,00 TL'ye alacağını emlakçıya da 100.000,00 TL vereceğini söylediğini, davacının bunu kabul ettiğini, davacının davalıya gönderdiği paraya ilşikin banka dekontunun açıklama kısmına ödünç açıklaması yazdığını, verdiği ödüncü geri isteyebilmesi için altı haftalık süre vermesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda tarafların sunmuş olduğu deliller neticesinde düzenlenen hesap bilirkişisi raporuna göre, emlakçı komisyon ücreti ilave edilerek alınan paradan ödenen paranın mahsubu halinde davacının davalıdan 593.115,61 TL alacaklı olduğu, emlakçı komisyon ücreti ilave edilerek alınan paradan ödenen paranın mahsubu halinde 518.115,61 TL alacaklı olduğu, dosya arasında davalı tarafın emlakçı komisyon ücreti ödediğine dair belge bulunmadığının sabit olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüyle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 2 74... , 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların, davalı tarafından davacıya vekaleten satın alındığı, davacı tarafından davalıya ait banka hesabına; 24.12.2021 tarihinde 100.000,00 TL, 27.12.2021 tarihinde 3.000.000,00 TL gönderildiği, davalı tarafından dava dışı taşınmaz maliklerine taşınmaz bedeli olarak 2.500.000,00 TL tapu harç ve döner sermaye bedeli olarak ta 6.884,39 TL ödendiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı eldeki davada; sunmuş olduğu beyan dilekçesinde ve Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4475 soruşturma nolu dosyasında bulunan evraklar içerisinde yer alan davalının Marmaris Asayiş Büro Amirliğinde verdiği 07.07.2022 tarihli ifade zaptında, davacı tarafından kendisine ödediği 2.500.000,00TL taşınmaz bedeli dışında fazladan gönderilen 500.000,00 TL'nin davacıdan olan alacağına mahsuben gönderildiğini, 100.000,00TL'nin de emlak alım satım komisyonu olarak ödediğini savunmakla, ödünç akdi ve alım satım komisyon bedeli ödediği iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi gereği alacağın miktarı itibariyle yasal delillerle ispat etmekle yükümlü olan davalı yanın, davacıya ödünç verdiğini ve emlak alım satım komisyonu ödediğini dosya kapsamı itibariyle ispatlayamadığı, davalı yanca davaya yasal süresi içerisinde cevap verilmediğinden, ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemeyeceği, yargılama sırasında davalı tarafından ıslah suretiyle dayanılan yemin deliline davacı tarafından açıkça muvafakat edilmediği, ıslah ile ileri sürdüğü yemin deliline itibar edilmeyeceğinden, davalının fazladan alınan taşınmaz satış bedeli ve tapu harç giderleri 593.115,69TL'yi iade ile yükümlü olduğuna yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekili dava dilekçesinde, takip konusu yapılan asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmesini talep etmesine rağmen, Mahkemece, istem ve dava konusu yapılmayan işlemiş faize yönelik itirazın da iptali sonucu doğuracak şekilde "yapılan itirazın iptali ile takibin devamına," şeklinde karar verilmiş olmakla taleple bağlılık kuralına aykırı davranıldığı, bu kapsamda; davalı borçlunun asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile; takip dosyasında davalının borca itirazının iptali ile icra takibinin 593.115,69 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hukuki nitelemenin hatalı yapıldığını, davalının davaya konu parayı ödünç olarak göndermesi nedeni ile davacının 6 hafta süre vermeden icra takibi başlattığını, cevap verme süresini kaçıran davalıya savunmasını ispat hakkı verilmesi gerektiğini, tahkikatın bittiği bildirilmeden davanın sonlandırıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, süresinde sunulmayan cevap dilekçesinin ıslah edilmesinin ve ıslah ile delil bildirilmesinin mümkün olmamasına, davacı tarafından davalıya gönderilen paranın, taşınmaz alım işlemine ilişkin olduğuna dair davalının ceza soruşturmasındaki beyanları karşısında, vekil olan davalının davacıya ödünç verdiğini ve taşınmaz alımı komisyonunu ödediğini ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.