Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3296 E. 2026/489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3296
- Karar No
- 2026/489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/767 E., 2025/1120 K. DAVA TARİHİ : 29.06.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/358 E., 2025/65 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin organizasyon ücreti karşılığında davalı ile 06.11.2017 tarihli Sıra Tespitli Konut Sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin 2001 Opel Astra marka model 71... plakalı aracını 23.10.2017 tarihinde satarak otomobil satışından geçen para ile 17.454,00 TL organizasyon ücretini (çalışma bedeli tutarını) davalı şirkete ödediğini, müvekkilinin çekiliş ile ödemeyi alamadığı halde tahsisatın (ödemenin) kendisine ödeneceği Ocak 2022 tarihine kadar bütün taksitlerini eksiksiz bir şekilde, her ay düzenli olarak ödediğini, müvekkil davalı şirkete toplamda 56.235,00 TL ödeme yaptığını, geçen süre zarfında müvekkiline çekiliş ile ödeme çıkmadığını, müvekkilinin dava dışı ... Müteahhitlik Yapı İnş. Ltd. Şti. ile 395.000,00 TL bedelinde ev için bir kısmını anlaşma anında bir kısmını ise ... ödeme alacağı kesin teslim tarihinde yapmak üzere anlaşma yaptığını, davalı şirketin kesin ödeme tarihi olan Ocak 2022 içerisinde hangi gün ödeme yapılacağını öğrenmek için davalıya gittiğinde ödemesinin 4 ay ertelendiğini belirttiklerini, davalı şirketten tüm çabalarına rağmen ödeme alamadığını, bunun üzerine 38... plakalı 2001 model Skoda Octavia marka-model aracını değerinin çok altında 115.500,00 TL bedelle sattığını, müvekkilinin aracını acilen satabilmek için ilan verildiğini, aracı firmaya 1.500,00 TL ödediğini belirterek 56.235,00 TL paranın denkleştirici adalet ilkesine göre hesap edilerek dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince 71... plakalı ve 38... plakalı araçların dava tarihi itibariyle güncel rayiç değerlerinin hesaplanmasını, satılmak için aracı firmaya ödenen 1.500,00 TL komisyon ücretinin de dahil edilerek müvekkilinin iş bu satışlar yönünden menfi zararının hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiş; 30.10.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle 56.235,00 TL bedeli fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 143.217,27 TL olarak belirlediğini, sözleşmenin kurulması için satmak zorunda kaldığı 71... plakalı otomobil ve sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle satmak zorunda kaldığı 38... plakalı otomobil ayrıca 38... plakalı aracın acil bir şekilde satışı için aracı kuruma ödenen 1.500,00 TL komisyon ücreti de dahil olmak üzere dava dilekçesinde 2.000,00 TL olarak belirttiği belirsiz alacak talebini bilirkişi incelemesi neticesinde 285.000,00 TL daha artırarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 287.000,00 TL tazminat olarak belirlediğini ileri sürerek dava aşamasında belirlenen toplam 430.217,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; organizasyon ücretinin yasal olduğunu, sözleşmede yer alan 80 gün sürenin beklemeden davanın açıldığını, davacının üzerine düşen edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ödediği bedeli denkleştirici adalet ilkesine göre iade alabileceğinden bilirkişi raporuna göre hesaplanan 182.776,27 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği, davalı yargılama sırasında davacıya 39.559,00 TL iade ettiğinden bu tutar düşülmek suretiyle 143.217,27 TL üzerinden davalının sorumlu olduğu, zararın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 143.217,27 TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fesih talebinin yazılı olarak iletildiği 27.04.2022 tarihinden davanın açıldığı tarih itibarı ile sözleşmenin (8.) maddesinde belirtilen 80 günlük süre dolmadığından davacının ödenen taksitler ve peşinatın iadesi talebi bakımından muaccel bir alacağı söz konusu dolayısıyla alacağın muaccel olmadığı ve davanın açılmasında henüz hukukî yararın bulunmadığı (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/2697 E., 2025/1925 K.), yine sözleşmenin fesih tarihi olan 27.04.2022 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanunun 39/A maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca organizasyon ücretinin iadesi mümkün olmadığı, zararının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sözleşmede kesin vade tarihinin Ocak 2022 olduğunu, ifa zamanı kesin olarak belli olan sözleşmelerde ihtara gerek olmadığını, 2022 yılının Ocak ayı sona ermesiyle borç muaccel olduğunu ve davalı tarafın temerrüte düştüğünü, müvekkilinin alacağını Mahkemeden talep etmesinde hukuki yararı bulunduğunu, davanın 29.06.2022 tarihinde açıldığını, uğradığı maddi kayıpların karşılanmasını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) madde 125'e göre Mahkemeden talep edebileceğini, davalı lehine 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 68.532,59 TL hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ile akdedilen Sıra Tespitli Konut Sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle feshi, ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1. Dairemizin 04.06.2021 tarihli daire kurul toplantısında alınan ilke kararında "07.03.2021 tarihli ve 31416 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7292 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun; 1. maddesi ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (j) bendi; “j) Organizasyon ücreti: Müşterilerin tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında tasarruf finansman faaliyeti ve tasarruf fon havuzunun yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutarı,” 7. maddesi ile aynı Kanun’a eklenen 39/A maddesinin birinci fıkrası; “Tasarruf finansman sözleşmesi, belirli bir tasarruf tutarı ve dönemine bağlı olarak önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı iş yeri veya taşıt edinimi için müşteriye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş tasarruf tutarını yönetme, geri ödeme ve finansman kullandırma yükümlülüğü ile organizasyon ücreti alma hakkı veren, faizsiz finansman esaslarına göre düzenlenen sözleşmedir.” hükmünü, ikinci fıkrası ''Müşteri, tasarruf finansman sözleşmesinin tasarruf dönemi bitimine kadar sözleşmede fesih hakkına sahiptir. Şirket, müşterinin sözleşmede fesih hakkını kullanması hâlinde organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarını, Kurulca belirlenecek süre içerisinde müşteriye iade etmekle yükümlüdür. Müşterinin talebi ile tahsisat ileriki bir tarihe ertelenebilir, erteleme hâlinde müşterinin sözleşmedeki hak ve yükümlülükleri saklı kalır. Tasarruf finansman sözleşmeleri, müşterinin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumu haricinde, şirket tarafından tek taraflı olarak feshedilemez.'' hükmünü içermektedir. Açıklanan bu kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce, tüketici ile şirket arasında akdedilen tasarruf finansman sözleşmesinin feshedilmiş olması (veya feshi için mahkemeye başvurulmuş olması) koşuluyla, tüketici tarafından açılan (alacak veya itirazın iptali istemli) davalarda, tüketici tarafından şirkete ödenmiş olan organizasyon ücretinin iade edilmesi gerektiğine" karar verilmiştir (Emsal; Dairemizin 2020/3408 E. 2021/6024 K. sayılı onama kararı). Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacının fesih iradesini arabuluculuk son tutanağının imzalandığı 27.04.2022 tarihinde bildirdiği ve fesih tarihi olarak bu tarihin kabulü ile bu tarihte yürürlükte yasal düzenlemeye göre organizasyon ücretinin iadesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesine göre fesih talebinin yazılı olarak iletildiği 27.04.2022 tarihinden dava tarihi itibarı ile 80 günlük sürenin dolmadığı dolayısıyla alacağın muaccel olmadığı ve davanın açılmasında henüz hukukî yararın bulunmadığı, davacının 26.11.2021 tarihinde dava dışı müteahhit şirketle imzaladığı sözleşme hükümlerini yerine getirmek için Skoda marka aracının satılmasından kaynaklı olarak zarara uğramasının kaynaklı olarak tazminat talebinin davalı ile imzalanan sözleşmenin yerine getirilmemesinden kaynaklı olduğunun ispat edilemediği, uğranılan zararı ile davalı ile imzalanan sözleşme arasında illiyet bağının olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 13/4. fıkrası “ Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” hükmünü içermektedir. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince davacının maddi tazminat isteminin (287.000,00 TL) reddine dair verdiği kararda davalı lehine ...Ü.T. 13/4. maddesi uyarınca bu talep yönünden maktu vekalet ücretine, reddedilen alacak talebi (143.217,27 TL) üzerinden ise nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacının alacak ve maddi tazminat taleplerinin toplamı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının "Davalının istinaf talebi yönünden B-3)" başlıklı kısmının 5 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine; ''Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 37.916,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.