Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2253 E. 2026/547 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2253
- Karar No
- 2026/547
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2784 E., 2025/207 K. DAVA TARİHİ: 05.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1631 E., 2022/1569 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...’in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 699 adet otobüs durağı kent mobilyasının 06.12.2012 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirkete 10 yıl süreyle kiraya verildiğini, davalının 2020 yılının ocak ayından itibaren kira bedellerini ödemediğini, kira alacağının tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı ile takibin durduğunu, müvekkili tarafından 2020 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin kira alacakları üçer ay süreyle ertelendiğinden, bu aylara ilişkin kira alacağının vade tarihinin 3'er ay sonrası olan 2020 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos tarihleri olarak kabul edildiğini ve bu tarihlerden itibaren faiz talep edildiğini, kira artışlarının sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek; davalının itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına ve davalının sözleşmeye konu otobüs durağı kent mobilyalarından tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; söz konusu kira sözleşmesine ilişkin 2019, 2020, 2021 yılları kira bedellerinin tespiti ve %61 oranında tenzilatı talebi ile kira uyarlama davası açıldığını, kira bedeli bakımından taraflar arasında muaraza olduğundan icra takibi başlatılamayacağını, tespit/uyarlama davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kira aratışlarının TÜFE oranında yapılması gerekirken hatalı olarak ÜFE artış oranı üzerinden yapıldığını, 2020 yılı kira bedelinin ise aynı zamanda Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle uyarlanarak tekrar belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kiracının 05.12.2018-05.12.2019 dönemi kira bedellerini aylık 103.301,00 TL olarak ödediği, kira sözleşmesinde ilk yıldan sonraki yıllarda kira bedelinin günün koşullarına göre belediye encümenince belirleneceğinin kabul edildiği, kira sözleşmesinin genel hükümlerine tabi kira sözleşmelerinden olup, kiralananın taşınmaz niteliğinde olmadığı ve bu durumda yıllık kira artışının sözleşmede belirlenen oranda yapılması gerektiği, bununla birlikte taraflar arasında imzalanan sözleşmede yıllık kira artış oranın belirlenmediği, ancak davalının artışın TÜFE oranında yapılması gerektiğini beyanla TÜFE oranında artış yapılmasını kabul ettiğini, buna göre TÜFE 12 aylık ortalaması oranında artışla yeni dönem kira bedelinin 119.694,86 TL olarak bilirkişi tarafından hesaplandığı, takip konusu edilen kira bedellerinin ödendiğine ilişkin ödeme belgesi sunulmadığını, takibe konu teminat fark alacağı, karar harcı ve damga vergisinin bilirkişi tarafından hesap edildiğini, takipte kira bedellerinin ödenmesi için kiracıya 30 gün süreli ödeme emri gönderildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde kira bedellerinin ödenmediğinden tahliye yönünden açılan davanın kabulü gerektiği, davalı kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de bu hususta dosyaya herhangi bir belge sunmadığı ve iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle; tahliye yönünden açılan davanın kabulü ile davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine, kira alacağı yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile 1.316.643,46 TL kira alacağı, 94.090,00 TL işlemiş yasal faiz, 11.803,57 TL teminat farkı, 1.347,55 TL işlemiş yasal faiz, 1.119,37 TL karar harcı, 127,29 TL işlemiş faiz, 371,81 TL damga vergisi 42,45 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden takibin devamına, kabul edilen asıl alacağın %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 05.12.2012 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli, 699 adet otobüs durağı ve kent mobilyasının reklam alanı olarak kiralandığı kira sözleşmesinin özel şartlar (9.) maddesinde, sonraki yıllarda kira bedellerinin encümen tarafından belirleneceğinin ve aylık kira bedelinin 47.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, kiralananların niteliği gereği, kira sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 2 99... maddeleri arasında düzenlenen Kanunun genel hükümlerine tabi kira sözleşmeleri kapsamında olduğu, davalı kiracının kira bedellerini ödediğini kanıtlayamadığı, kira sözleşmesi Kanunun genel hükümlere tabi olduğundan 344. maddesinin sözleşmeye uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşmede artış şartı muayyen değil ise de; tarafların ilk sözleşme tarihinden itibaren kira bedellerini ÜFE oranında artırdıkları, bu nedenlerle tarafların sözleşmenin (9.) maddesini kira bedellerinin enflasyon oranında artış olarak yorumladıkları, dava konusu kira bedelleri dışındaki artışa ilişkin bir itirazları olmadığı ve artışın teamül haline geldiği, 2019 yılı öncesinde kira artışına ilişkin bir itiraz olmadığı, davalının açtığı uyarlama davasında tedbir kararı verilmediği gibi ve kesinleşmiş bir uyarlama hükmü olmadığı, Mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde itiraz nedeniyle duran takip nedeniyle itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; Mahkemenin kira artışının TÜFE oranında artırılması kanaatine varmış olması nedeniyle, kira alacağına bağlı olarak hesaplanan teminat farkı, karar harcı, damga vergisi ve bunlara işleyen faizin de eksik hüküm altına alındığını, sözleşmenin (9.) maddesinde, davalının devam eden yılların kira bedellerinin müvekkili Belediye tarafından belirlenmesini kabul ettiğini, Müvekkili belediye tarafından kanuni sınırlar ve sözleşme hükümleri çerçevesinde devam eden yılların kira bedellerinin belirlendiğini, müvekkili tarafından belirlenen kira artış oranında ve gecikme faizi talebinde hukuka ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; müvekkili tarafından açılan kira bedelinin tespiti ve uyarlanması talepli davanın sonucu işbu davayı etkileyecek mahiyette olduğundan sonucunun beklenilmesi gerektiğini, kira sözleşmesine konu yerlerin taşınır olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kira bedeli bakımından taraflar arasında muaraza bulunduğunu, hatalı kira bedeline yönelik müvekkili aleyhine icra takibi başlatılamayacağından hem tahliye hem itirazın iptali bakımından davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin genel hükümlere tabi bulunduğu, kira alacağının sözleşmede kararlaştırılan artış şartına uygun olarak denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, davalının takibe konu kira bedellerini ödediğini ispatlayamadığı, kira alacağının likit olduğu, ödeme emrinde verilen yasal süre içinde kira bedelleri ödenmediğinden temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00'er TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin karşılıklı alınıp birbirlerine verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.