Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2150 E. 2026/545 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2150
- Karar No
- 2026/545
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1531 E., 2025/167 K. DAVA TARİHİ : 22.09.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1556 E., 2024/471 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı şirket yetkilisi ...ve davacı vekili Avukat ...’ün sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı Kooperatif ile imzalandığı 10.06.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 3 adet depo kiraladığını, kira borcunu ekonomik kriz nedeniyle geciktirince davalı kiraya verenin müvekkili hakkında icra takibi başlattığını ve bu takipte depoda bulunan malların bir kısmının müvekkilinin ve çalışanlarının yokluğunda haczedilerek yediemin deposuna kaldırıldığını, bunun üzerine depolarda bulunan ve haciz tutanağında yazılı olanlar dışındaki malların tam ve eksiksiz olarak durup durmadığını hem kontrol etmek hem de depoda bulanan malları taşımak amacıyla müvekkili şirket yetkilisi ve çalışanları depolara gittiğinde fabrika nizamiyesindeki güvenlik görevlisinin kendilerini içeri almadığını, davalı kiraya verenin borçlarına karşılık mallarına el koyduklarını beyan ederek içeri girmelerinin engellendiğini, müvekkilinin 09.03.2022 tarihinde tüm borcunu ödediğini, mallarını taşımak üzere depoya gittiklerinde malların tamamının alındığını gördüğünü, davalılardan Kooperatifin müvekkilinin depoların bulunduğu alana girmesine, dolayısıyla müvekkilinin mallarını koruma ve gözetmesine engel olduğundan müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu, diğer davalının da söz konusu fabrikayı kiraya verenden satın almasına rağmen müvekkili şirkete bildirmemesi ve kira ilişkisi yönünden kiraya veren Kooperatifin halefi olduğundan müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce davalılarla arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; şimdilik 500.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilsen hükmen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Kooperatif vekili; davacının kira borcunu ödemeyince 2018 yılında bahse konu depoları öylece bıraktığını, bir daha kira ödemediğini ve depolardan eşyalarını almadığını, davacının depolara koyduğu eşyaların varlığından ya da güvenliğinden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin dava konusu taşınmazın maliki olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalı Kooperatif arasındaki 10.06.2014 başlangıç tarihli ve 1 yıllık kira sözleşmesinin (6.) maddesinde “Kiracı, kiraya konu olan depoda depolayacağı malzemelerin güvenliğinden münhasıran kendisi sorumlu olup, bu konu ile ilgili gerekli tüm tedbirleri alacaktır. Bu konuda birlik hiçbir şekilde sorumlu tutulmayacaktır.” düzenlemesinin bulunduğu, 29.03.2019 tarihli haciz sırasında bir kısım eşyaların yediemin deposuna taşındığı, başkaca taşınır mal olup olmadığı hususunda beyanın bulunmadığı, davacının bu haciz işlemine veya haciz sırasında veya sonrasında haczedilen mallarının zarar gördüğü iddiasında ise şikayet yoluna başvurabileceği, davalı Kooperatife atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı; dava konusu depoların bulunduğu arsanın tapu malikinin dava dışı İlhan olduğu, Yüreğir Kaymakamlığının 12.08.2022 tarihli ve 22 nolu kararında, dava dışı İlhan’ın meni müdahale talebinde bulunduğu, dolayısıyla davacının dava açmadan taşınmazın malikini bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesi gereği tarafta iradi değişiklik yapamayacağı gerekçesiyle; davanın davalı Kooperatif yönünden esastan reddine, davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalılardan Kooperatif vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı Kooperatif arasında imzalanan 12.06.2014 tarihli kira sözleşmesinin güvenlik başlıklı (6.) maddesine göre, deponun güvenliğinden davacının sorumlu olduğu, davacı tarafça depoda 6.914.979,00 TL değerinde mal olduğu iddia edilmiş ise de 29.03.2019 tarihinde yapılan hacizde depoda yaklaşık 13.000,00 TL değerinde mal olduğunun tespit edildiği, haciz tutanağında depoda başka mal olup olmadığının net olarak belirtilmediği ancak dosya alacağı göz önüne alındığında başka mal bulunması halinde onlarında haczedilmesi gerektiği, bu sebeple başka mal bulunmadığının anlaşıldığı, davacının depoya girmesine engel olunduğunu iddia ettiği günün 29.03.2019 tarihi olduğu, bu tarihin icra müdürlüğü tarafından yapılan haciz ile aynı gün olduğu, davacının depodaki mallarının olmadığına dair yaptırmış olduğu delil tespitinin 29.04.2022 tarihinde gerçekleştirildiği, keşif tutanağında Mahkeme hâkimi tarafından yapılan gözlemde depolardan 2 tanesinin kapısının bulunmadığının, bir tanesinin ise üzerinde kilit bulunduğunun ancak kapının açık olduğunun tespit edildiği, depo güvenliğine ilişkin alınacak tedbirlerin davacı tarafından alınmadığı, davacının davalı Kooperatif yetkililerinin kendisinin depoya girmesine engel olduğunu iddia etmesine rağmen Mahkemeye başvurarak muarazanın giderilmesini talep etmediği, savcılığa suç duyurusunda bulunmadığı, bu sebeple davalı Kooperatif yönünden ispatlanamayan davanın esastan reddine dair İlk Derece Mahkeme kararının yerinde görüldüğü, davacının taşınmazın yeni malikinin davalı şirket olduğunu bildiklerini, taşınmazın şirket yetkilisi İlhan'a ait olduğunu cevap dilekçesi ile öğrendiklerini, dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin Mahkeme tarafından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürmüş ise de, taşınmazın dava dışı İlhan adına tapuda kayıtlı olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan ...Kaymakamlığının 12.08.2022 tarihli ve 22 sayılı kararında "Niza konusu taşınmazın ilçemiz ... mahallesi 113 31... ve 2 nolu parseller üzerinde bulunan İlhan A.... adına kayıtlı toplam 41.000 m² içerisinde damlı yapıların bulunduğu taşınmaz olduğu..." ibaresi ile taşınmazın İlhan adına tapuya kayıtlı olduğunun kararda yazdığı, bu hususun davacı tarafından da bilindiğinin anlaşıldığı, bu sebeple taraf değişikliği talebinin reddine ilişkin istinaf sebebinin de yerinde görülmediği, davalı Kooperatif yönünden davanın esastan reddine karar verildiği, dava değerinin üzerinden nispi vekalet ücreti verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kooperatifin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın davalı Kooperatif yönünden esastan reddine, davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kiraya veren davalı Kooperatif yetkililerinin kira borcu olduğundan bahisle kiralanan depoların bulunduğu fabrika alanına girmesine ve dolayısıyla da depolarda bulunan kendi mallarını koruma ve gözetmesine engel olduğu için müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin delillerini toplamadan, tanıkları dinlemeden, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı yönünden; husumetin yanlış tevcih edilmesinde müvekkilinin hiç yararı olmadığını, maddi hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü gerekirken reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kiralanana girilmesine engel olunması nedeniyle kiralananda bulunan eşyaların hasar görmesi ve kaybolması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davacının kiralananda bulunan eşyalarını ve kiralanana girilmesine engel olunduğunu ispatlayamadığı, ... Kaymakamlığının 12.08.2022 tarihli kararında taşınmaz malikinin açıkça gösterildiği anlaşılmakla davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.