Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1975 E. 2025/5394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1975
- Karar No
- 2025/5394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/682 E., 2025/364 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/103 E., 2022/402 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davaya konu eczanenin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, müvekkilinin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma nedeniyle 18.12.2018 tarihinde tutuklandığını, yerine yeni bir mesul müdür atandığını, 26.12.2018 tarihinde MEDULA ekranında ''eczane iptallidir'' uyarısı aldıklarını, Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce 09.01.2019 tarihinde düzenlenen Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ve Eczanelerden Tıbbi Malzeme Teminine İlişkin Sözleşmesinin feshedildiğine dair yazının 10.01.2019 tarihinde müvekkilinin vekiline tebliğ edildiğini, yazının devamında sözleşmenin tebliğden itibaren bir ay sonra feshedileceğinin bildirildiğini, ancak MEDULA ekranının hiçbir tebligat yapılmadan davalı Kurum yazısından önce kapatıldığını ve bir aylık MEDULA ekranında çalışma hakkının da elinden alındığını, müvekkilinin tahliye edildiğini ve yargılamanın halen devam ettiğini belirterek, davalı Kurumun sözleşmenin feshi işleminin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum ile sözleşmeli olarak faaliyet gösteren eczanenin sahibi ve mesul müdürü olan davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar verildiğini, müvekkili Kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacı Birlikleri Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.1) maddesinde, "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." düzenlemesinin bulunduğu, anılan sözleşme maddesi gereğince; davalının bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman fesih hakkının bulunduğu, bir fesih gerekçesi bildirmek zorunda olmadığı, basiretli bir tacir gibi davranması beklenen eczacının imzaladığını, sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, kaldı ki tarafların her zaman yeniden sözleşme yapma imkanına sahip oldukları ve davalı Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda fesih gerekçesinin davacının terör örgütüne üyelik, bağlantı, irtibat yada iltisak ilişkisine dayandırıldığı ancak davacı hakkında terör suçları kapsamında yürütülmekte olan ceza dosyasının henüz kesinleşmemesi nedeni ile fesih işleminin protokol hükümlerine aykırı olduğu mütalaa edilse de, fesih yazısında Türk Eczacı Birlikleri Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.1) maddesinde yer alan düzenlemeye dayanılmış olması ve ilgili maddeye göre fesih için sebep gösterilmesi zorunlu olmadığından, bilirkişi görüşüne iştirak edilmediği, davacı hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen kovuşturmaya dair Erzurum 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/7 Esas, 2020/36 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığa uygulanması gereken Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol’ün "Sözleşmenin Feshi ve Cezai Şartlar" başlıklı (5.1.) maddesinde yer alan hüküm uyarınca davalı Kurum tarafından davacıya bir aylık sürenin sonunda sözleşmesinin feshedileceğinin usulüne uygun şekilde bildirildiği, sözleşme hükmünden tarafların sözleşmeyi feshederken gerekçe sunması gerekmediğinin anlaşıldığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı Kurumun fesih gerekçesini, müvekkilinin terör örgütüne üyelik, bağlantı, irtibat ya da iltisak ilişkisi olduğu gerekçesine dayandırdığını, müvekkilinin yargılamasının halen devam ettiğini, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Taraflarca imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.1.) maddesi; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Protokolün bu maddesi taraflara herhangi bir sebep belirtmeden sözleşmeyi feshetme yetkisi vermektedir. Ancak, haklı bir sebep bulunması halinde, tarafların her zaman sözleşmeyi feshetme hakkı mevcuttur. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Protokolün (5.1.) maddesinin taraflara herhangi bir sebep belirtmeksizin sözleşmeyi feshetme yetkisi tanıdığı, davalı Kurumun Protokolün bu maddesi uyarınca davacı eczacı ile arasındaki sözleşmeyi feshettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi